2015 yılında İsveç…

İsveç Kralı Carl XVI Gustaf, tahta çıktığı 1973 yılından bu yana her yıl Noel Konuşması yapıyor. Bu geleneksel konuşmalarında geride bıraktığı yılı değerlendiriyor; yeni yıl ile ilgili de temenni ve beklentilerini ifade ediyor.

Kral Gustaf bu yılki konuşmasında, 2015 yılının İsveç ve İsveç halkı için zorlu bir yıl olduğunu söyledi. BM’nin İklim Zirvesi ve Paris’te vuku bulan terör olaylarının yanı sıra İsveç’te yaşanan sadece üç olaya yer verdi.

Mülteci akını, Trollhättan’daki Kronan Okulu’na yapılan ırkçı saldırı ve Nobel Ödülü…

İsveç’in uzun yıllardır yaşamadığı ancak küresel çatışmalarla birlikte etkisini ciddi anlamda his ettiği olaylarla karşı karşıya kaldığını belirten Kral Gustaf, “dünyada 60 milyon mülteci var. Bunların bir kısmı kendilerinin ve çocuklarının geleceği için İsveç’e iltica başvurusunda bulundular. Bu insanlara yardım etmek için güçlü bir arzu ve istek sahibiyiz” dedi.

Kral Gustaf’ın ifade ettiği gibi İsveç gerçekten de mülteci kabulü konusunda çok cömert davrandı. 2015 yılı içerisinde 190 bin kadar mülteci başvurusu ile İsveç, Avrupa ülkeleri arasında Almanya’dan sonra ikinci sırada yer aldı. Yoğun mülteci akını bir çok sorunu da beraberinde getirdi. Mültecileri ağırlamada kaliteli standardı ile bilinen İsveç, bu büyük rakamlar karşısında bu standartlarından çok büyük ödünler vermek zorunda kaldı. İnsanları yerleştirecek yer bulmada ciddi sorunlar yaşadı, yaşıyor.

İsveç halkı da buna hazır değildi. Dolayısıyla ülke içerisinde mülteci sorunu 2015 yılının öncelikli tartışılan gündem maddesi oldu. Buna paralel olarak aşırı sağcı göçmen karşıtı İsveç Demokratları Partisi’nin oyları büyük artış gösterdi. Mültecilerin ülkeye girişine karşı çıkanların arkasında olduğu düşünülen, ülkenin çeşitli yerlerinde sığınmacıların geçici olarak barınmaları için hazırlanan 45 kadar konut “şüpheli” yangınlarda kullanılmaz hale geldi. Daha büyük olayların önüne geçmek için hükümet istemeyerek de olsa çeşitli önlemler almak zorunda kaldı. Önce mülteci kabulü yasasını ağırlaştırdı; akabinde sınırlarda kimlik kontrolünü devreye soktu. Yeni yıl ile birlikte Danimarka ve Almanya’dan gelen toplu ulaşım araçlarına sınırlama getirdi; Öresund trenlerinin direkt seferlerini askıya aldı.

Kral Gustaf’ın konuşmasında değindiği Trollhättan’daki Kronan Okulu’na yapılan ırkçı saldırı da, 2015 yılında ülke gündemini uzun süre meşgul eden konulardan biri oldu. 22 Ekim’de 21 yaşındaki İsveçli bir saldırgan, elindeki kılıçla girdiği okulda yabancı kökenli bir öğretmen vekilini ve bir öğrenciyi öldürdü; bilahare kendisi de polis tarafından vurularak öldürüldü. Yaralanan bir başka öğretmen de günler sonra hastanede hayatını kaybetti. Stefan Löfven’in, “bugün İsveç için kara bir gündür” diyerek nitelediği bu olaydan sonra, uzun bir süre ülkede ‘ırkçılığın geldiği boyut’ tartışılmasına sebep oldu.

Kral Gustaf ülkede yaşanan önemli olaylar arasına, Kimya dalında ödül alan İsveçli bilim adamı Tomas Lindahl’ı da aldı. Bir İsveçlinin bu ödülü almasının ülkesi için büyük bir onur olduğunu kaydetti. Tomas Lindahl, 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü aynı zamanda ABD vatandaşı olan Türk asıllı Aziz Sancar ve ABD’li Paul Modrich ile paylaştı. Sancar, Lindahl ve Modrich; 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü, hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde kazandı. Aziz Sancar’in bu ödüle layık görülmesi Türkler arasında da büyük bir gurur kaynağı oldu. Nobel ödülü; bilim dallarında verilen dünyanın en prestijli ödülü olarak kabul ediliyor. Ödül kazanan her bilim adamına 8 milyon kron paranın yanı sıra, bir diploma ve 175 gram ağırlığında bir de altın madalya veriliyor.

2015 yılında Kral’ın konuşmasında değinmediği başka önemli olaylar da meydana geldi bu ülkede..

İsveç Dışişleri Bakanı Wallström, ülkesinin Filistin’i tanıyan ilk AB ülkesi olması hasebiyle onur konuğu olarak davet edildiği Kahire’deki Arap Birliği toplantısında programda olmasına rağmen konuşturulmadı. Suudi Arabistan’ın vetosu nedeniyle gerçekleşen bu olay, iki ülke arasında ciddi bir krize sebep oldu. İsveç, Suudi Arabistan ile uzun yıllardır devam ettirdiği askeri işbirliği anlaşmasını iptal etti. Buna mukabil olarak Suudi Arabistan’da Stockholm büyükelçisini geri çekti. Suudi Arabistan vetoya gerekçe olarak İsveç’in ülkesinin iç işlerine karışmasını göstermişti. Wallström’ün Suudi Arabistan’la ile ilgili insan hakları eleştirileri buna delil olarak gösterilmişti.

İç siyasette de çeşitli hareketlilikler yaşandı. 2004 yılından beri Hıristiyan Demokrat Parti (KD) başkanlığını yürüten 55 yaşındaki Göran Hagglund’un son genel seçimde yaşanan başarısızlık nedeniyle istifasının ardından, KD başkanlığına 28 yaşındaki Ebba Busch Thor seçildi. Busch Thor, bu göreviyle Parlamento’nun en genç parti başkanı ve partisinin de ilk kadın lideri olma unvanını kazandı.

Ülkedeki Türklere bakan yönüyle de bazı kayda değer gelişmeler yaşandı.

İlk defa yurtdışındaki Türker de Türkiye’deki Milletvekili Genel Seçimleri için İsveç’te sandık başına gitti. 37 bini aşkın seçmenin bulunduğu ülkede toplam 12 bin 596 kişi 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri için oy kullandı.

Memleketi Kulu’dan bir bavul umutla ayrılarak gelen ilk Türklerin ülkeye gelişlerin 50 yılı geride kaldı. Bu vesile ile çeşitli etkinlikler yapıldı. Ancak doğrusu, diğer Avrupa ülkelerine kıyasla 50. yıl çok sönük geçti.

2015 yılında elbette sadece yukarıda zikredilen gelişmeler yaşanmadı. Belki en önemlilerinden bir kaçıydı. Kral Gustaf her ne kadar 2015 yılını İsveç ve İsveç halkı için zorlu bir yıl olarak değerlendirse de genel anlamda, dünyanın genelinde yaşananlara kıyasla İsveç gayet iyi bir yıl geride bıraktı.

Dileğimiz ve temennimiz odur ki; 2016 yılı hem içerde hem de sınırların dışında bütün insanlık için daha huzurlu, daha barış dolu; silahların patlamadığı ve insanların bundan dolayı hayatlarını kaybetmediği bir yıl olur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir