İsveç Lale Günü…

İsveç’te nihayet mülteci sorunu ülkenin ilk gündem maddesi olmaktan çıktı.
En azından şimdilik…

Artık baymıştı; aylardır sabah akşam mülteciler konuşuluyordu.

İsveç medyası da bundan yeterince sıkılmıştı. Son haftalarda gündemi değiştirmek için bir kaç girişimde bulundular.

Almanya’da yılbaşı kutlamaları sırasında toplu tacizler yaşanmıştı; ülke çalkalanıyordu. İsveç’te de benzer olaylar vuku bulmuştu; bir kaç gün yazıldı çizildi ama aynı etkiyi oluşturamadı. İlgi çabuk söndü.

Daha sonra Dışişleri Bakanı Margot Wallström’ün İsrail’in Filistinlilere yönelik yargısız infaz yapıp yapmadığına yönelik bir soruşturma açılması çağrısı gündeme taşındı. Bir kaç gün iki ülke politikacıları arasında karşılıklı açıklamalar, söz dalaşları oldu; ancak bu da tam istenen sonucu vermemiş olacak ki, geçtiğimiz günlerde Aftonbladet gazetesi asıl bombayı patlattı. İsveç’in en büyük sendikası olan belediye çalışanlarının örgütlendiği Kommunal yöneticilerinin üyelerden toplanan paraları yurt dışı gezileri de dahil olmak üzere, nasıl eğlence partileri düzenleyerek harcadığını, sendikanın imkanlarını şahsi menfaatleri için kullandığını ve politikacılara yaptıkları ayrıcalıkları yazdı. Bu skandalın ortaya çıkmasıyla sadece ilk iki gün içerisinde toplam bin 400 kişi üyeliğini iptal etti. Yöneticilerin bir kısmı istifa etti, bir kısmı daha gideceğe benziyor.

Bu olay tabiri yerindeyse gündemin tam göbeğine oturdu. Ve bir süre daha orada kalacak gibi gözüyor, zira direkt olarak 500 bin insanı ilgilendiriyor, çünkü sendikanın o kadar üyesi var.

Bu hafta bütün bu sıcak gündemleri es geçip daha soft bir konuda paylaşımda bulunmak istiyorum.

Geçtiğimiz Cuma günü İsveç Lale Günü idi.

İsveç, her yıl 15 Ocak’ta bu günü kutlayarak lale sezonunun açıldığını duyuruyor. Seralar halka açılıyor, buralara turlar düzenleniyor. Üreticiler ziyaretleri bilgilendiriyor. Televizyonlarda lale hakkında programlar yapılıyor vs.

Dünyanın en çok lale alıcısının İsveçliler olduğunu biliyor muydunuz?

Günde ortalama 1 milyon lale satın alıyorlar.

Kelimenin tam anlamıyla tazelik, bahar ve yeni bir şeylerin başlangıcını sembolize eden laleye aşıklar.

Nüfusu 10 milyonun altında olan bu ülkede her yıl 150 milyon lale yetiştiriliyor. Günümüzde Hollanda’dan sonra dünyada en fazla lale üreten ülke konumunda. Hem iç piyasaya hem de dış pazarlara satıyorlar.

Bu sevilen bitkinin ana vatanı Afganistan, Kazakistan ve İran. Ama asıl Osmanlının üretimi ile tanınmaya, popüler olmaya başlıyor.

Avrupa’da ilk defa 1500’lü yıllarda Hollanda’nın Leiden kentinde bir botanik bahçesine ekiliyor. 1600’lü yıllarda ticareti zirve yapıyor. Özellikle 1623 -37 yılları arası ’Semper Augustus’ gibi satılan bazı lalelerin fiyatı dudak uçuklatıyor. O dönem Amsterdam’da kanal boyunda bir evin fiyatı 40 bin kron iken bu çiçek tam 120 bin krona alıcı buluyor. Bu talep İsveçlilerinde iştahını kabartıyor. Olof Rudebeck isminde bir İsveçli ilk defa 1655 yılında Hollanda’dan getirdiği lale soğanlarını Uppsala’da ekiyor. Böylece İsveçlilerde olaya dahil oluyor.

Günümüzde ülkenin kuzey kenti Sundsvall’den en güney kenti Malmö’ya kadar neredeyse her bölgede lale yetiştiriliyor. Eskilstuna, Kristianstad, Gävle ile Tygelsjö gibi kent ve kasabalar üretimleriyle öne çıkıyor. Sadece Malmö sınırları içerisinde bulunan 3 bin nüfuslu Tygelsjö 700 bin lale üretiliyor.

223 çeşidi üretilen bu lalelerden İsveç, her yıl milyarlarca kron kazanıyor.

Ecdadın sahip çıktığı; şiirlere, fermanlara, hikayelere konu ettiği, bir döneme ismini verdiği ve böylece dünyaya duyurduğu laleye, maalesef Türkiye’mizde ise hakkıyla sahip çıkılmıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir