Åland: Ne İsveç, ne de Finlandiya’ya yar olmuş bir huzur adası

Olabildiğine dingin…

Adaya ayak basar basmaz, içinizi bir huzur kaplıyor. 

Sanki buradaki her şey sizi mutlu etmek için tasarlanmış.

Düzenli, tertemiz…

İnsanların güler yüzüne ve mutluluğuna ortak olmaktan kendinizi alamıyorsunuz.

Doğası… İçinizi titretiyor.

Baltık Denizi’nin tam ortasında… 

Tam 6 bin 757 adadan oluşuyor.

Yapboza benzeyen çıplak kayalı adacıklar, yeşilin her tonu ile bezeli daha büyük adalar…

Bunca yıldır İsveç’te yaşamama rağmen, geçtiğimiz hafta sonu, bir vesile ile gidip görene kadar, Åland ile ilgili çok yüzeysel bilgiye sahip olduğumu itiraf etmeliyim.

Resmi dili İsveççe.

Finlandiya’ya bağlı ancak geniş bir özerkliğe sahip bir nevi ada devleti. Ålandlılar kendilerini ne İsveçli, ne de Finli görüyorlar. 

İlginç bir tarihi geçmişi var. 

Bilinen geçmişten buyana Ålandlılar İsveççe konuşuyor ve İsveç’inkine benzer bir kültüre sahip. Bu takımadalar, 1808 savaşında Rusya’ya verilene kadar Finlandiya ile beraber İsveç krallığının bir parçası idi. 1917’de Finlandiya bağımsızlığını ilan edince, Åland halkı da anavatanları İsveç ile yeniden birleşmeye karar verir. Bu taleplerini İsveç Kralı’na sunarlar, ancak Finlandiya karşı çıkar ve bunun yerine bir çeşit iç hür irade önerir. Ålandlılar bu girişimi reddeder. Sorunun çözümü için Milletler Cemiyeti’ne başvurulur. Burada oluşturulan komisyon, çatışmanın üç tarafı; Finlandiya, İsveç ve Åland’a bir uzlaşma kararı sunar. 

Karar kabaca şöyledir:        

“Åland’ın egemenliği Finlandiya’ya aittir. 

Finlandiya, Åland Adaları’na özerklik tanıyarak kendi eyalet parlamentosunu kurma hakkı verecek.

Tarafsızlığı hükme bağlanan Åland, hiçbir zaman silahlandırılmayacak, askeri üs olarak kullanılmayacak. 

Adadaki İsveç dili, kültürü, gelenekleri güvence altına alınacak. İsveççe tek resmi dil olarak var olacak.”

Tarafların bu kararları kabul etmesiyle Åland, 6 Mayıs 1920’de otonom bir statüye kavuşur. 1951 ve 1993’te olmak üzere Özerklik Yasası, iki kez gözden geçirilir ve bunlarla yeni haklar elde edilir. 

1954 yılında kendi bayrağına,1984’te de kendi posta pullarına sahip olur.

İçişlerinde tamamıyla bağımsız, dışişlerinde ise Finlandiya hükümetinin kontrolü altında. Ancak bazı durumlarda kendisi ile ilgili hükümlerin bulunduğu uluslararası anlaşmalar üzerinde bir derece etkiye sahip. Finlandiya hükümeti tarafından yürürlüğe konulan bu tip uluslararası bir anlaşmanın Åland’da da geçerli olması için, Åland Meclisi tarafından da onaylanması gerekiyor. Örneğin, Finlandiya 1995’te Avrupa Birliği’ne üye olunca, Åland, bundan bağımsız bir şekilde kendi meclisinde ayrı bir karar almıştı.

Otonom Åland’ın içişleri ile ilgili konularında kanun yapan ve kendi bütçe gücünü uygulayan “Lagting” diye adlandırılan Åland Parlamentosu’nun 30 üyesi bulunuyor. Başkan ile birlikte sekize kadar üyesi olabilen Åland hükümetini (lantrådet ) de bu Parlamento atıyor. 

Su alanı ile birlikte toplam yüzölçümü bin 580 km kare olan Åland, başkent Mariehamn’dan idare ediliyor. 28 bin nüfusa sahip Åland halkının neredeyse yarısı burada yaşıyor. 6 bin küsur adanın sadece 80’inde yaşam sürülüyor. 

Anadolu’da küçük bir ilçe kadar nüfusu olan bu otonomda kişi başına 33 bin 500 Euro milli gelir düşüyor. Bu gelir düzeyi Avrupa ortalamasından yüzde 40 daha yüksek. İşsizlik oranı yüzde 2.5 civarında. Gemicilik adanın başlıca geçim kaynağıdır. Hem inşası hem de taşımacılığı yapılır. Bir başka önemli geçim kaynağı ise çiftlik işletmeciliği ve balıkçıktır. Bir kaç örnek… 2011 yılı rakamlarına göre, patates üretiminden 2 milyon 545 bin Euro’luk bir kazanç elde edilmiş. Elmadan 4 milyon 883 bin, süt üretiminden ise 6 milyon Euro’luk bir kazanç sağlanmış. Balıkçılıktan elde edilen gelir ise 17 milyon Euro’yu aşmış. Yılda 1,5 milyon turist alıyor.  

Adadaki zenginlik her yerde gözünüze çarpıyor. Lüks arabalar, limanlardaki çok sayıdaki yatlar, geniş bahçeli villa tarzı evler bu zenginliği gözler önüne seriyor. 28 bin nüfuslu bu adanın rakamlarına bakar mısınız: 30 bin küsur araç, 42 kreş, 23 okul, 9 yüksek okul, 6 müze, 10’larca otel ve kamp merkezleri… 

Buraya Helsinki, Turku ve Tallin gibi şehirlerin yanı sıra İsveç’ten de Stockholm ve Kapellskär’den günde birkaç feribot seferi yapılıyor. Günübirlik gidilip gelinebiliyor. Yolculuk üç saat sürüyor. Özellikle yazın Türkiye’ye gidemeyenler için alternatif bir tatil yeri olabilir. Ailece gideceklere arabalarını da götürmelerini öneririm. Yalnız gidenler orada bisiklet kiralayabilir ve bol bol doğa yürüyüşleri yapabilir. Otel yerine küçük adacıklar üzerine kurulu iyi donanımlı kulübeler veya kabinlerde kalıp farklı bir tecrübe yaşayabilirsiniz. Güneşli bir güne denk getirebilirseniz, ıssız koylarında pırıl pırıl denizin keyfini çıkarabilirsiniz. Deniz Müzesi ve Pommern Gemi Müzesi (Maritime Museum ve Museum Ship Pommern) mutlaka ziyaret edilmeli. 

Siyahın onlarca tonu ruhunuza çalınmış, kendinize bir rota arıyorsanız, Åland size fazlasıyla cevap verecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir