Aşırılık hastalığı

Aşırılık (Ekstremizm), kelime anlamıyla bir şeyi son sınırına kadar sürme, zorlama demektir. Aşırılık toplumun ana akım tutumlarının oldukça uzağında olmak anlamına da gelir. Bu günlerde bu terim genellikle politika ve dinle ilişkilendirilerek kullanılıyor.

Aşırıcı (Ekstremist) terimi ise sık sık toplumun geniş bir kesiminin iradesine karşı şiddet kullanmayı savunan veya şiddet kullanan kişilere yönelik olarak kullanılıyor.

Bir ekonomist olan Ronald Wintrobe çoğu aşırıcı akımların, tamamen farklı ideolojilere sahip olsalar dahi bir dizi ortak özelliği paylaştığını savunmuştur.

Örneğin, hepsinde bir mutlakçılık duygusu vardır, hepsi kendileri ile aynı şekilde düşünmeyenleri insan olarak görmezler vs… Bana göre aşırıcıların en öne çıkan özellikleri hepsinin herhangi bir uzlaşmaya karşı olmaları, hepsinin amaçlarına ulaşmak için şiddeti kullanmayı savunmaları ve de bazen bu amaç için şiddet kullanmalarıdır.

Aşırıcılığın sebepleri dini, siyasi, sosyal, ekonomik, psikolojik ve entelektüel veya bütün bu faktörlerin bir kombinasyonu olabilir.

Robert F. Kennedy, aşırıcıların tehlikeli olan yanının aşırı olmaları değil, toleranssız olmaları; kötü olan, onların davaları hakkında söyledikleri değil, muhalifleri hakkında söyledikleridir der.

Bu yazımda dini aşırıcılık üzerinde odaklanmak istiyorum. Dini aşırıcılık, öznesi veya nesnesi din olan aşırı davranışları anlatan bir terimdir.

Sıradan bir insanın masum bir insana kötülük yapabilme ve bunu güzel bir iş olarak görebilmesi için bir çok sebep vardır. Bu sebeplerin bir kaçına işaret etmek istiyorum.

İlk olarak aşırıcılar çoğu insan için temel kaynakların eksik olduğu ülkelerde yetişir. Bu ülkelerde genellikle dar kapalı, egosantrik liderlerin otoriter bir şekilde yönettikleri ve halka baskı yaptıkları ülkelerdir. . Dolayısıyla bu ülkeler ılımlı, ahlaki ve adil rol model insanların az olduğu yerlerdir. Bu ülkelerde uygun ve yeterli eğitim ve öğretim eksikliği de vardır. Bütün bunların yanında kişilik özellikleri ve de aile eğitimi de rol oynar.

Aşırıcılıkla mücadele fikir planında yapılmalıdır. Yani aşırıcılık fikirlerin savaş meydanında ölmelidir. Aşırıcılara karşı mücadele kolektif ve evrensel düzeyde eğitim ve bilgi ile olmalıdır. Özellikle bu bilgi cağında eski bir deyişte ifade edildiği gibi kalem kılıçtan daha güçlüdür.

Son olarak vurgulamak istediğim husus ise aşırıcılıkla mücadele reaksiyoner olmaması. Gerçek su ki aşırıcılıkla mücadelede reaksiyoner politikalar daha az etkili oluyor. Ve bu politikalar problemin temel sebeplerine değil de görünür yüzeysel sebeplerine yoğunlaşıyor.

Kaynakça: Wikipedi ve The Local internet gazetesi

 

The extremism disease *

Extremism means literally; driving something to the limit. It is to be far outside the mainstream attitudes of society. Nowadays this term is mostly used in conjunction with politics and religion.

The term extremist is often used with reference to those who use or advocate violence against the will of the major part of the society.

Economist Ronald Wintrobe argues that many extremist movements, even though having completely different ideologies share a common set of characteristics.

For example, they all have a sense of absolutism, they all dehumanize whoever does not fit their view ecce tera. According to me, their most prominent feature is that they all are against any compromise, all advocate and sometimes use violence to achieve their ends.

The causes of extremism can be religious, political, social, economic, psychological and intellectual or combination of all these.

What I want to focus in this article is religious extremism. Religious extremism is a term that covers phenomena where religion is either subject or object of extremist attitudes.

Robert F. Kennedy said; what is dangerous about extremists is not that they are extreme but that they are intolerant. The evil is not what they say about their cause, but what they say about their opponents.

There are many reasons behind why an average person may do something harmful to an innocent person while seeing it as a good deed. I would like to point out some of these reasons:

Firstly, I would say that the extremists generally grow in the countries where there is lack of basic resources for many people. Secondly, these countries are generally places where closed minded and egocentric leaders rule autocratically and repress the citizens. So these countries lack of a moderate, moral and fair role models. Thirdly, there is lack of access to proper education in these countries. Lastly, personality factors together with family upbringing also play an important role.

The war against extremism should be a collective and universal through education and knowledge. Extremism must die in the battlefield of ideas. Because especially in this information age the pen is mightier than the sword as told by an old saying.

What I want to underline war against extremism should not be reactionary due to the fact that reactionary policies to combat religious extremism are less effective. Because such policies are more likely to focus on the visible triggers of the problem over its deep-rooted causes.

 

Sources:

1)Wikipedia

2) The local online newspaper

* This is the English translation of the article above.

 

 

Aşırılık hastalığı” için bir yorum

  • 24 Mayıs 2016 Salı tarihinde, saat 12:35
    Permalink

    Eline,Diline saglik.Diktatörleri ne guzel tarif etmisin. Birde bu insanlar surekli savunmadadirlar. Baska fikirlerle tartismaktan korkarlar. Surekli bagirarak konusurlar.
    Yunus emre demiyormu.?
    Yediginiz insan eti.
    Ictiginiz insan kani.
    Fikri hur vijdani hur olmak. Bir erdemdir.Allaha borcumuzdur.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir