Baba…

Özel günlerin hikayelerini hep merak etmişimdir. Anneler günü, Babalar günü, Kadınlar günü, Sevgililer günü, Öğretmenler günü… her birinin ilginç bir hikayesi var. Kimisi yaşanan trajedilerden sonra, kimisi özlem, kimisi çetin hak mücadelelerinden sonra özel gün ilan edilmiş.

Amerika’da daha iyi çalışma şartları isteğiyle grev yaparken bir fabrikada çıkan yangında çoğunluğu kadın olan 129 kişi can verir. Yıllar sonra o gün Kadınlar Günü ilan edilir. 

Bir öğretmen olan Anna Jarvis sürekli beraber yaşadığı annesi öldükten sonra, ona hayatta iken gerekli ilgiyi gösteremediğini düşünür ve bunun ezikliğini yaşar. Annesinin ölüm yıldönümünde bir anma günü düzenler, arkadaşlarını evine çağırır ve bu günün anneler günü olarak ülke çapında kutlanması fikrini ilk onlara açar. Fikir kabul görür. Yıllar sonra Kongrenin onayıyla Amerika çapında resmen kutlanmaya başlar.

Dün İsveç’te Babalar Günü kutlandı. 

Bu günün de bir hikayesi var… 

Bir Amerikan iç savaşı gazisinin kızı olan Sonora Smart Dodd, Anneler Günü gibi babaların da bir günü olması gerektiğini düşünür. Gün olarak, annelerinin yokluğunda altı çocuğunu tek başına büyüten babasının doğum günü olan 5 Haziran’ın Babalar Günü ilan edilmesi için çalışmalara başlar. Ancak bu çalışmalar o tarihe yetişemeyerek kutlamalar Haziran ayının üçüncü pazar gününe ertelenir.  Dodd’un girişimi ile ilk kez 19 Haziran 1910’da Washington’un Spokane şehrinde kutlanan Babalar Günü, 1966 yılında dönemin başkanı Lyndon Johnson’un bildirisi ile her yıl haziran ayının üçüncü pazarında ülke çapında kutlanır. 1972 yılında ise Başkan Richard Nixon’ın imzasıyla Babalar Günü yasal olarak ABD’de resmi tatil ilan edilir. 

Ve bu gelenek buradan dünyaya yayılır. 

80’li yılların sonlarına doğru Türkiye’de kabul gören Babalar Günü, Amerika ile aynı tarihte kutlanırken, İsveç’te ise Finlandiya, Norveç, İzlanda ve Estonya’da olduğu gibi kasım ayının ikinci Pazar günü kutlanıyor.

Aslında, 1930’lu yıların başlarında İsveç’te kendisini gösteren bu gelenek ilk yıllarda Amerika ile aynı zamanda kutlanır. Ancak bu tarih ülkede mayıs ayının son günü kutlanılan Anneler Günü’ne çok yakın olduğu için, meseleye duygusal bakan bölgedeki iş-ticaret çevreleri tarihin daha ileriye alınmasını ister.  

HUI araştırma şirketine göre İsveçlilerin üçte ikisi Babalar Günü’nü kutluyor ve hediye için ortalama 280 kron para harcıyor. 

Rakamın büyüklüğüne bakınca özel günleri fazla ticari amaçlı bulanlara hak vermemek mümkün değil.

Ancak yine olayın pozitif tarafından bakıp, bu günün vesile kılınarak sevdiklerimizle sevgimizi pekiştirmek için bir fırsat olarak görülmesi gerektiği taraftarıyım. 

Her ne kadar kültürümüzde anne, babalarımızı bir günde hatırlama diye bir anlayışımız yok diyorsak da onları olması gerektiği şekilde önemsediğimiz de söylenemez. Keşke büyüklerimize karşı her günümüz bu önemde olsa. 

Ben babamı, üniversiteyi bitirip işe başladığım yıllarda yitirdim. 

Biz çocuklarına çok büyük emeği geçti. Babalık sorumluluğunu fazlasıyla yerine getirdi. Okumamız için elinden geleni esirgemedi. İki öğrenciyi yurt dışında okutmak kolay olmadı; çok büyük sıkıntıları göğüsledi. Tam bir fedakârlık, sabır, sevgi ve şefkat abidesiydi. Ufkuyla, meselelere bakış açısıyla zamanının çok ilerisinde yaşadı.

En büyük hayalim onunla birlikte, bir dönem yaşadığım uzak doğu ülkelerini gezmekti. Bunun için çeşitli planlar yapıyordum. Emekli olmasına artık günler kalmıştı; vakti de müsait olacaktı. Ancak ani bir kalp krizi ile ruhunun ufkuna yürüdü.

Hayatımızda büyük bir boşluk ama yaşantısıyla da evladı olmanın gururunu bıraktı. Mekanı cennet olsun.

Anne babası hayatta olanlar bugün bir bahanemiz, bir vesilemiz olsun; ziyaret edelim onları, mümkün değilse en azından telefonla görüşelim. Hal hatır edelim, onları ne kadar sevdiğimizi vurgulaya vurgulaya söyleyelim. Hayır dualarını alalım. Eğer hakkın rahmetine kavuşmuşlarsa da hayırla yad edelim. 

İçinizi tatlı ve derin bir huzur kapladığını hissedeceksiniz..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir