Bana bir masal anlat; Andersen’den olsun

Televizyonun siyah-beyaz olduğu 1980’li yıllarda perşembe akşamları ekran başındaki en büyük eğlencemiz ‘Andersen’den Masallar’ olurdu. Çizgi filmlerin televizyonlarda fazla yer tutmadığı o yıllarda perşembenin gelmesini iple çekerdik. Danimarkalı dünyaca ünlü masal yazarı Hans Christian Andersen’in yazdığı masallar çizgi film olarak TV’den yayınlanırdı. Kurşun Asker, Kibritçı Kız, Denizkızı, Çirkin Ördek Yavrusu, Kralın Elbiseleri ve onlarca masalını ilgiyle seyrederdik. Yıllar sonra Danimarka’ya geldiğimde hem Andersen hakkında daha fazla bilgiye sahip olacak hem de ülkenin ünlü yazarına verdiği değeri yakından görecektim.

MASALCININ ŞEHRİ VE MÜZESİ

Danimarka’nın 3. büyük şehri olan Odense, adeta Andersen ile özdeşlemiş bir şehir. 2 Nisan 1805’te Odense’de doğan Andersen, şehrin dünya çapında bir markası olmuş durumda. Ayakkabıcı bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Andersen’in doğduğu eve doğru yöneldiğimizde tarihi bir yolculuğa çıkmış hissine kapılıyoruz. Ünlü yazarın anısına doğduğu sokaktaki tarihi doku aynen korunmuş. Rengarenk evlerin bulunduğu sokakta ilerlerken yazarına sahip çıkmanın nasıl bir şey olduğunu anlıyorsunuz. Zira, Andersen’in doğduğu sokak Odense’nin tam merkezinde bulunuyor. Ranta kurban edilmemiş.

Andersen Müzesi’nden adımımızı içeriye attığımızda ilk olarak karşımıza 1800’lü yılların başında dünyanın hali çıkıyor. Andersen’e ait her detay titizlikle müzede yer alıyor. Örneğin İspanya seyahati sırasında aldığı bir puroyu görmek bile mümkün. Hayatının kronolojik sırasına göre düzenlenmiş her şey. En çok eserlerini yazdığı not defterleri karşımıza çıkıyor. Yazara ait özel eşyalar açıklamalarıyla birlikte vitrinde yerini alıyor.

andersen spot 2

SEYAHATLERLE DOLU BİR ÖMÜR

Andersen, 1831-73 arasında onlarca yurtdışı seyahatinde bulunmuş. 42 yıla sığdırdığı bu yolculuklarından biri de Osmanlı Devletine yapılmış. Andersen’in Osmanlı’dan aldığı vize müzede yer alıyor. Yine müzede Andersen’in yazdığı masalların canlandırıldığı bölümler ve yazarın hayatı ile eserlerini gösteren cep sinema bulunuyor. Andersen’in eserleri tam 160 değişik dile çevrilmiş. Müzenin kütüphanesinde hepsini görebiliyorsunuz. Andersen’in doğduğu ev müzeyle iç içe. Evde o dönemde kullanılan eşyalar bulunuyor. Babasının ayakkabı yaparken kullandığı kalıplar ve aletler yer alıyor. Evde eşya adına fazla bir şey yok.

andersen spot 1Babası Hans Andersen, aristokrat köklere sahip olduğuna inanan, okumuş ama fakir bir ayakkabıcı,  annesi Anne-Marie ise çamaşırcıdır. Andersen, okuması olmayan annesini romanlarında ve ‘Hun duede ikke’ adlı masalında anlatacaktır. Annesinin zamanla yatalak olduğu ve yardımsever bir ailenin evinde öldüğü söylenir. İyi bir öğrenim görmemiş Andersen, 1816’da babası ölünce çalışmak zorunda kalır. Kısa bir süre, dokumacı ile terzi yamaklığı yapar, ayrıca bir tütün fabrikasında çalışır.

ÜNLÜ YAZARLARLA TANIŞIR

Andersen, 14 yaşındayken şarkıcı, dansçı ve aktör olarak kariyer yapmak üzere başkent Kopenhag’a taşınır. Bu yolculuk aynı zamanda hayatının akışını da değiştirecektir. Ancak Kopenhag’da ilk 3 yılı oldukça sıkıntılı geçer. Tanıdıklarının yardımıyla Kraliyet Tiyatrosu’nun bir üyesi olan Andersen, sesi değişmeye başlayınca ayrılmak zorunda kalır. 1822’de Kraliyet Tiyatrosu’nun yöneticilerinden Jonas Colin, Andersen’e Slagelse şehrindeki gramer okuluna girmesi için bir fırsat tanır. Colin, Andersen için özel bir öğretim hazırlamış ve bu öğrenimi tamamlayan Andersen, Kopenhag Üniversitesi’ne giriş hakkı kazanır.

1831’den itibaren Avrupa’da sık sık seyahate çıkmaya başlayan Hans Christian Andersen, bütün hayatı boyunca fırsat buldukça seyahat eder. Seyahatlerinde elde ettiği bilgiler ve gözlemleriyle Andersen, İsveç, İspanya, İtalya, Portekiz ve Ortadoğu hakkında kısa öyküler yazar. Seyahatleri sırasında Paris’te Victor Hugo, Heinrich Heine, Balzac ve Alexandre Dumas gibi yazarlarla tanışır.

156 TANINMIŞ MASALI VAR

Andersen’in tüm dünyanın tanıdığı bir yazar olması 1835-72 yılları arasında yazdığı masallar ve öykülere dayanır. Andersen’in tanınmasını sağlayan içinde ‘Kibritçi Kız’, ‘Küçük Claus ve Büyük Claus’ ve ‘Güzel Prenses ve Bezelye’ gibi masalları içeren ‘Çocuklara Masallar’ 1835’te kitapçık formunda yayımlanır. Andersen her Noel’de yayımlanan ilk masallarında, çocukken dinlediği hikâyelere başvurur, ama yavaş yavaş kendi hikâyelerini de yazmaya başlar. 1837’de yayımlanan üçüncü ciltte, Küçük Deniz Kızı ve Kralın Yeni Giysileri de yer almaktadır. Andersen’in 156 tanınmış masalından yalnızca 12’si halk masallarından türetilmiştir. Andersen, 4 Ağustos 1875’te 70 yaşında Kopenhag’da hayata veda eder.

Danimarka, dünya çapında bir marka olan yazarına hak ettiği değeri ziyadesiyle vermiş durumda. Yazarın 200. doğum günü 2005’te adına yakışır etkinliklerle kutlandı. Kopenhag’ın en büyük bulvarı ünlü yazarın adını taşırken, yazara ait her detay titizlikle korunmaya devam ediyor.

andersen spot

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir