Başarısızlık dünyanın sonu değil, önemli olan kararlılık, sabır ve harekete geçmek

Kişisel Gelişim Uzmanı Dr. Turhan Güldaş, değişimin her zaman zorlu olduğunu belirterek, “Başarısızlık dünyanın sonu değildir. Önemli olan kararlılık, sabır ve harekete geçmektir” dedi.

KİŞİ KENDİ EKSİKLERİNİ KABUL ETTİĞİNDE DEĞİŞİM BAŞLAR

Değişim sürecinde yapılması gereken ilk şeyin nasıl bir değişim istendiğine karar verilmesi olduğunu söyleyen Dr. Güldaş, şunları söyledi:

“Sonrasında ise bu değişimle ilgili sorular sormak ve cevaplar bulmak, değişim sürecinde büyük bir adım atmayı sağlayacaktır. Gerçekçi bir yaklaşım için dürüst sorular sormak ve dürüst cevaplar elde etmek gerekir. Bahane uydurmak, anlık cevaplar vermek insanın kendini kandırmasından öteye gitmez.

Sorular ve cevaplar ne kadar dürüst olursa, teşhis de o kadar doğru olur. Kişiler bir problemleri ya da eksikleri olduğunu kabul edip ilk adımı attıktan sonra değişim süreci başlar. Bu süreçte başkalarının verdiği fikirler subjektif olacağında kalıcı ve uzun vadede çözüm odaklı olmaz. Çünkü kişi kendi kararını özgür iradesi ve arzusu ile vermediği sürece kararlılığın devamı gelmeyecektir.

Değişim sürecinde sorunları ortaya dökmek ve bu sorunları yazılı bir şekilde kağıda aktarmak önemlidir. Yazılı olan çalışmalar insan zihnini her zaman daha net bir şekilde etkilemektedir. Soruları ve sorunları aktarırken gerçekten merak edilen her soru sorulmalıdır. ‘Hayatımı nasıl değiştirebilirim?’ sorusu bu noktada iyi bir başlangıç olabilir. Bu soruya düşünmeden akla gelenleri arka arkaya sıralayarak cevap vermek etkili bir yöntem olacaktır. Örneğin; ‘Erken kalkmalıyım, kafaya takmamalıyım, düzenli olmalıyım, zorluklar karşısında yılmamalıyım’ vb. cevaplar gerçeklerin net bir şekilde görülmesini sağlar.”

BİR YARANIN İYİLEŞMESİ İÇİN PANSUMANDAN DAHA FAZLASINA İHTİYAÇ VARDIR

“Eğer radikal kararlar almak yerine alıyormuş gibi yapılacaksa sonuç hüsran ve motivasyon kaybı olacaktır. Bir yaranın iyileşmesi için pansumandan daha fazlasına ihtiyaç vardır. Gerekirse dikiş atılmalı ya da cerrahi müdahalede bulunulmalıdır. Hatta bölge, insana zarar verecek düzeydeyse örneğin kangren olmuşsa kesilip atılmalıdır.

Bu kararları almaya ve uygulamaya hazır olmak değişimin temelinde yer alır. İnsan aklı pek çok şeyin farkında olan ancak kendisini kolayca manipüle eden bir yapıya sahiptir. ‘Spor yapamamanın sebebi; nefes darlığıdır, nefes darlığına sigara neden olur, bu durumda sigarayı bırakmak gerekir.’ İnsan bunu akıl edebilir ama sorunu çözemez.

İnsanın en büyük problemi yapması gerekeni bildiği halde yapmamasıdır. Her zaman yanlış olanın, sorunlu olanın farkında oluruz ama bir şey yapmayız. Hata olarak görülen şeylerin radikal kararlarla yeniden tekrarlanmaması, değişimin önemli bir parçasıdır.”

TEŞHİS YANLIŞ OLURSA TEDAVİ DE HATALI OLUR VE BAŞARIYA ULAŞILAMAZ

“Hayatı değiştirmek için düşünce biçimini değiştirmek gerekir” diyen Dr. Güldaş, “Bunun anlamı bugün sahip olunan hayatın her anında bugüne kadar alınan kararların etkisinin olduğudur. Yani yarın yaşayacağınız hayatı değiştirmek için bugün alacağınız kararları değiştirmeniz gerekir. Memnun olmadığınız durumlardan kurtulabilmek için; daha iyi, daha rahat ve daha az problemli bir hayat için düşünce şeklini değiştirmek gerekir.

Hatalı olduğunuz konuların teşhisini yaptıktan sonra aynı hataları yapmamak adına değiştirdiğiniz düşünce biçimiyle daha doğru ve sağlıklı kararlar alabilirsiniz. Teşhis yaptıktan sonra tedavinin doğru olması daha kolaydır. Teşhis yanlış olursa tedavi de hatalı olur ve başarıya ulaşılamaz. Değiştirmek istediğiniz hayatınızın yönlerini iyi tespit edip bu konudaki düşünce yapınızı toptan değiştirin ve olmasını istediğiniz şekilde daha sağlıklı karar almak için farkındalık dönemine girin” diye konuştu.

HİÇBİR OLAY BEYİNDE CANLANDIRILMADAN GERÇEK HAYATA GEÇİRİLEMEZ

Değişimde başarıya ulaşmak için en önemli noktaların başında hayal kurmak geldiğini dile getiren Dr. Güldaş şunları ifade etti: ” Hiçbir olay beyinde canlandırılmadan gerçek hayata geçirilemez. O halde hayatınızda istediğiniz değişimi, ‘Yaratıcı İmgeleme’ yöntemiyle beyninizde canlandırın. Kendinizi o değişimin olduğu zamana götürün ve yaşayın, beyninizde uygulayın.

Bu yöntem hedef için çok önemli bir motivasyon kaynağıdır. Bu yöntemi meditasyon yaparak uygulayın. Bir araba mı almak istiyorsunuz? O arabanın her detayını beyninizde canlandırın, şeklini, rengini vb., arabaya binin ve kullanın. Ne kadar gerçekçi canlandırma yaparsanız motivasyonunuz o kadar güçlü olur.

Günde iki kere uzun meditasyon seansında, sabah uyandığınızda ve akşam yatmadan önce meditasyon sırasında hayalinizi ve hedefinizi canlandırın. Başarmak için hayal etmek gerekir. Başarılar tesadüfi ya da sıradan durumlar değildir.Hayal kurmak başarının ve motivasyonun benzinidir. Hayallerin gerçekçiliği, enerjisi hedefe giden yolda hız kazanmayı sağlar.”

DEĞİŞİM İÇİN ZAMANA VE İNANCA İHTİYAÇ VARDIR

Sabırlı olmak ve beklemenin değişim için önemli olduğunu vurgulayan Dr. Güldaş, “Şu an sahip olunan hayatın arkasında yıllar varken yarın yaşanacak hayat birkaç günde değişmez. Değişim için zamana ve inanca ihtiyaç vardır. Her gün atılan bir adım, yeni hayata yaklaşılan bir adım olarak görülmelidir. Küçük hedeflerin motivasyon sağlaması mutluluğa giden yolda önemli bir anahtardır.

Küçük hedefleri başarmış olmanın verdiği mutluluk ve motivasyon daha fazlasını elde etmeyi sağlar. Spora başlamak isteyen kişi 1 saatlik spor ile başlamak yerine 5 dakika ile başlar ve düzenli olarak artış yaparsa pes etmez ve sürekli olarak devam eder. Başarı ufak bile olsa mutluluk kaynağıdır. Bir bina inşa etme hedefini ele alalım. Bina bitmeden mutlu olamamak mı daha iyi hissettirir yoksa her gün eklenen bir tuğla mı mutlu hissettirir? Sonuçta tuğlaların bir araya gelmesi binanın yapılmasını sağlar” ifadelerini kullandı.

BAŞARISIZLIK DÜNYANIN SONU DEĞİLDİR, AKSİNE DÜNYANIN EN BAŞARILI İNSANLARI DEFALARCA BAŞARISIZ OLMUŞ OLANLARDIR

İnsanların genellikle başarısızlık yaşadıklarında hayatlarından memnun olmadığını veya hayatın anlamını kaybettiğini düşündüklerini aktaran Dr. Güldaş, şu ifadeleri kullandı:  “İş, kariyer, eğitim ya da kadın-erkek ilişkilerinde başarısızlık yaşanabilir. Ancak başarısızlık dünyanın sonu değildir aksine dünyanın en başarılı insanları defalarca başarısızlığa uğramış ve hata yapmış insanlardır.

Başarısız adımlar, tam tersine başarıya giden yolu gösterir. Hayatınızı değiştirirken veya hayatınıza yön verirken yaşadığınız başarısızlık size doğru yolu gösterecektir. Birkaç günde başarı elde edeceğini düşünen insanlar, hayal kırıklığı ve başarısızlık elde ederler. Çünkü acele etmek başarının en büyük düşmanıdır. Örneğin, Edison dünyada en fazla patenti olan insandır. O bile soya fasulyesinden bir kauçuk üretebilmek için 10 bin tane deney yapmıştır. Yani 10 bin tane başarısızlık yaşamıştır.

“Atletizmde uzun atlamak için önce geri geri gidilir. Yani enerji ve güç kazanmak için geri geri gitmek gerekir. Geri gitmek aslında kaybetmek değil, güç kazanmaktır. Başarısız adımlar bizi hırslandırmalı hatta motive etmelidir.Başarısızlık insanın inancını kırmamalı, hayata küsmesine neden olmamalıdır. Aksine başarı için elde edilen deneyimlerden dolayı daha hırslı ve motive olmuş olmasını sağlamalıdır” dedi.

YENİDEN BAŞLAMAK HİÇBİR ZAMAN KOLAY DEĞİLDİR

İnsan hayatında değişim istiyorsa bunun mümkündür olduğunu ancak her değişimin zorlu gerçekleştiğine dikkat çeken Dr. Güldaş, “Yeniden başlamak hiçbir zaman kolay değildir. Yenilenmek için acılı bir süreci, sabırlı bir şekilde atlatmak gerekir. Artık radikal kararlar alıp düşünce yapınızı değiştirmişsinizdir ve artık farklı davranışlar içerisine girmişsinizdir. Elbette ki bu davranışların sonucu tepkiler alabilir veya zorlanabilirsiniz.

Ancak yenilenmek için başlayan süreçte doğru adımlar atıldığı zaman, insan hayatına sıfırdan başlayabilir. Yeni başlangıçlar ve kararlar ile şekillenen hayat tam olarak hayal edilen noktaya gelir. İnsan bu süreçte hatalarını görür, planlarını yapar, doğru kararlar alır ve zorluklara göğüs gererse hedefine ulaşabilir. Başarı; adım adım gidilen, dönemeçleri veya zorlukları olan bir yoldur. Asla bir nokta değil; bir yol macerasıdır.

Bu durumda gidilen yoldan zevk almak, maceranın tadını çıkarmak ve durumdan mutlu olmak gerekir. Öte yandan insanların gelişim sağlaması için mutlaka engellerden atlaması gerekir. Sporcular zorlu antrenmanlar sonucunda başarılı olabilirler. Bu sürecin zor olması, kötü olduğu anlamına gelmez. Bu kadar zorluk yaşamak insanlara kötü gelebilir ama unutmayın rahat elde edilen hiçbir şey, başarı getirmez” diye konuştu.

BAŞARI İÇİN GEREKEN TEK ŞEY HAREKETE GEÇMEK VE GEREĞİNİ YAPMAKTIR

Hayatı değiştirmenin aslında bir şeyler yapmak anlamına geldiğini kaydeden Dr. Güldaş,   şöyle konuştu: “Başarı için gereken tek şey harekete geçmek ve gereğini yapmaktır. İnsanlar her zaman yanlış olanın, sorunlu olanın farkında olur ama bir şey yapmaz. Her zaman sıfırdan başlamak için bir şans vardır. Bu şansı elde etmek için kararlı ve azimli olmak gerekir. Hayatınızı değiştirmek istediğiniz şey için yapılması gereken şeyi yapmak, ertelememek önemlidir. Beklemek kimseye bir şey kazandırmaz.

Bugün ya da yarın yapılması gereken bir işi ertelemek mevcut zamanın kalitesini düşürür. Bugün ertelediğiniz değişim hareketi, yarın bir fırsatı kaçırmanıza neden olabilir. Üstelik bir şeyi ertelemek onu yok etmez. Yapılması ertelenen her şey arka planda varlığını rahatsız edici bir şekilde sürdürmeye devam eder. Karar verdiğiniz değişim hareketine şimdi başlamazsanız birikir ve sizin yaşam enerjinizden çalar.

Özgür iradenizle karar verdiğiniz, radikal kararlar vererek düşünce yapınızı değiştirdiğiniz ve hayal ettiğiniz değişim hareketini uygulamaya geçirmezseniz bu, sizinle birlikte bir yük olarak geleceğe taşınır. Ancak kararlı ve azimli olup sabırla hareket ederseniz hayatınızı yeniden kurgulayıp değişiklik yapabilirsiniz.” panorama-news

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir