Bir an evvel ele alınması gereken bir tabu: Okul korkusu

Aileleri düşündüren ve çok kimsenin göz ardı ettiği, çocuklarımızın okulla aralarına giren bu psikolojik travmayı Luc Mathis “Bir atın bir engelle karşılaştığında üzerinden atlamak yerine hareketsiz donup kalması” olarak tanımlıyor.

Çocuk psikologları pek çok nedeni olan, bu sorunu yaşayan okul çağında ki çocukların oranının % 1 oranında olduğunu belirtiyorlar.

Bu konunun önemine dikkat çekmek için Fransız Luc Mathis tarafından kurulan PhobieScolaire Derneği’nin yayınladığı “Ecole, quand la phobie prend le dessus” (Okul korkusu baskın çıkarsa) adlı kitapta, uzun yıllardır bu konuda yapılan araştırmalar, ailelerin yaşadıkları örnekler ve psikologların önerileri yer alıyor.

Çocuk psikologlarından Nicolas Girardon, “bu sorun günümüzde artık daha iyi bilinse de yeni bir olay değil, okula gitmenin zorunlu olduğu dönemden beri var olan bir sorun” olduğunun altını çiziyor.

Okul korkusu diye tabir edilen bu durum bütün uzmanlarca aynı şekilde kabul edilmese de, psikolojik nedenlerden dolayı çocuğun okula gitmek istememesi olarak tanımlanmakta. Aslında bu sorunu yaşayan çocuklar ders çalışmak istiyor hatta başarılı sonuçlar da alabiliyorlar. Ama okul günü geldiğinde ciddi baş ve karın ağrıları ve diğer fiziksel rahatsızlıklar yaşıyorlar. Peki nedenleri nelerdir sorusuna Doktor Girardon, “Sebepleri çok çeşitli olabilir. Ebeveynden ayrı kalma hissi ve bunun altında yatan anne ve babasının başına kötü bir şey gelme ihtimalini çocuğun sürekli düşünmesi buna bir sebep olabilir. Ya da sosyal bir korku bu depresyonu körükleyebilir çocuğun psikolojisinde ; başkalarının bakışları veya olumsuz şeyler söylemeleri ihtimalinden korkabilir.” diyerek cevap veriyor.

Kitapta diğer dikkat çeken görüşte Doktor Marie France Le Heuzey’in bahsettiği kapalı kalma yani klostrofobi korkusu. Çocuk sürekli bir yerde kalma endişesiyle yeni bir korku türü geliştirip klostrofobiyi tetikleyebilir. Kitapta ayrıca bu sorunu yaşayan aileler için de bir yol haritası belirtilmiş. Ailelerin nasıl bir yol izlemesi gerektiği hangi terapi veya metodlarla bu sorunun üstesinden gelinebileceğine dair bazı yöntemler sunulmakta. Zira bu kadar hassas bir konuda bazen çevrenin verdiği yanlış tepkiler ailelerde suçluluk duygusu oluşturup yanlış yönlenmelerine sebep olabilir.

Kendi kızının da aynı problemi yaşadığını belirten Luc Mathis, “her şeye rağmen çocukların çoğu bu sorunun üstesinden geliyorlar. Bazen bir yıl bazen daha uzun sürse de sorun genelde hallediliyor” diyerek bu sorunu yaşayan ailelere umut veriyor. Yılmaz Tandoğan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir