Bob Dylan´a kızmalı mı?

Bu yıl Nobel Edebiyat Ödülü’nü almaya hak kazanan Bob Dylan’a konuyla ilgili kimse ulaşamıyor. Dylan, ne Nobel Akademisi’nin telefonlarına yanıt veriyor ne de basına bir açıklama yapıyor. Bob Dylan’ın ödülü kabul edip etmediği, eğer kabul etti ise 10 Aralık’ta Stockholm’de düzenlenecek ödül törenine katılıp katılmayacağı da belli değil.

Yani, hâlihazırda dünyada büyük bir prestij vesilesi olan edebiyat ödülünün akıbeti hakkında tam bir belirsizlik var.

Nitekim bu durum Nobel Ödülü’nü veren jüri arasında yer alan jüri üyesi Per Wästberg’i öfkelendirmiş. Wästberg, “Gelecek zaman zarfı içinde diyelim ki gelecek ay boyunca hiçbir açıklama yapmazsa o zaman ben bunu saygısız ve küstahça bulurum” demiş. Wästberg, Dylan’ın davranışının saygısızca olduğunu sözlerine ekleyerek, “herkes, bu davranışı kaba ve küstahça görür. Kim olduğu hiç önemli değil” ifadelerini kullanmış.

Burada Wästberg’ye bir dakika demek istiyorum. Ne yani “Amerikan müziğinde yeni şiirsel anlatım yarattığı için” Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık gördüğünüz 75 yaşında bir sanatçı ve şair olan Dylan şimdilik size bir cevap vermiyor diye bu ağır sözler reva mı?

Özür dilerim ama siz kime ödül verdiğinizin tam olarak farkında değilsiniz galiba! O bir sanatçı! O bir şair! Büyük ihtimalle bu davranışının altında önemli bir sebep eski ifadesiyle bir hikmet vardır. Kaldı ki iletişim her zaman evet veya hayır demek değildir! Sessizlik de, tepkisizlik de bir mesajdır, tabii anlayana! Zaten Nobel ruhu da anlamaya çalışmak değil midir? Kâinatı, insanı anlamaya, anlayıp anlatmaya çalışanları ödüllendirmek değil midir Alfred Nobel’in manevi mirası ve vasiyeti?

Dolayısıyla dahi bir sanatçı ve şair olduğunu düşündüğüm Dylan’a daha makul bir tavır sergilenmesi gerektiğini düşünüyorum. Medyanın hoşuna gidecek şekilde öfkeli mesajlar vermek, emektar bir yaşlı sanatçıyı kaba ve saygısız diye nitelendirmek bence uygun değil.

Bunun yerine Dylan’ın neden böyle davrandığını anlamaya çalışmak, bu konuda hüsnü zanna dayalı yorumlar yapmak daha doğru.

Aslında çözüm son derece basit. Dylan ödül törenine gelirse ödülünü verirsiniz, gelmez ise vermezsiniz.

Sanatçılar ve şairler umumun olaylara bakış açısından farklı bir perspektife sahip oldukları için sanatçı ve şair olarak nitelendirilirler. Dolayısıyla sanatçı ve şairliğini ispatlamış Dylan’a kamuoyu önünde yakışıksız sözler sarf etmenin hiç gereği yok. Bunun yerine Dylan’ın 8 Milyon kronluk parayı kazandıracak bu ödüle neden böyle bir tepki verdiğini anlamaya çalışalım derim.

İyi haftalar diliyorum.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir