Dünyada 2 bin 500 dil yok olma tehlikesiyle karşı karşıya


UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oğuz, “Dünyada yaşayan ve konuşulan 7 bin civarında dil bulunuyor. Bunlar arasında 2 bin 500 civarında dilin konuşur sayısı çok azaldığı için kaybolma tehlikesi altında” dedi.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Türkiye Milli Komisyonu (UTMK) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, “21 Şubat Uluslararası Ana Dil Günü” vesilesi ile konuştu.

UNESCO tarafından ilan edilmiş ve kutlanan 62 uluslararası günün 5’inin dillerle ilgili ve bunlardan birinin de “Uluslararası Ana Dil Günü” olduğunu belirten Oğuz, bugün kapsamında kültürel çeşitliliğin korunması, dilsel çeşitliliğe ve kaybolma tehlikesi altındaki dillere dikkat çekilmesi amacıyla etkinlikler gerçekleştirildiğini söyledi.

“10 binden daha az konuşanı olan diller kaybolma tehlikesi altında”

Oğuz, dünyada yaşayan ve konuşulan 7 bin civarında dilin bulunduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Bunlar arasında 2 bin 500 civarında dil, konuşur sayısı çok azaldığı için kaybolma tehlikesi altında. İstatistiklere ve derlenen verilere göre, maalesef her 15 günde bir bu dillerden biri kaybolmaktadır. Dillerin tehlike altına girmesi ve kaybolması dünyadaki sosyal, siyasi ve ekonomik değişimler sebebiyle özellikle son on yıllarda giderek artmıştır.

‘UNESCO Tehlike Altındaki Diller Atlası’ bu durumu yansıtmaktadır. 10 binden daha az konuşanı olan diller, kaybolma tehlikesi altındaki dillerin büyük bölümünü oluşturuyor. Bu sebeple Türk dili ailesine ait çok sayıda topluluğun dilinin yok olacak diller arasında olması özel dikkat gerektiriyor.

“Nüfus verilerine erişilebilen tehlike altındaki 2 bin 304 dilin yüzde 90’ından fazlası 10 bin veya daha az insan tarafından konuşuluyor. UNESCO, 10 bin kişi sınırını, bir dilin nesiller arası aktarımı için gereken minimum sayı olarak görüyor.”

“Çok dilli eğitime özel önem veriliyor”

UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay, “Uluslararası Ana Dil Günü” için yayımladığı mesajında, şunları kaydetti:

“Bu seneki tema, ‘Eğitim ve toplumlarda kapsayıcılık için çok dilliliğin geliştirilmesi’ bizi hem okulda hem de günlük yaşamda çok dilliliği ve ana dillerin kullanımını desteklemeye teşvik ediyor. Bu önemli çünkü dünyanın yüzde 40’ını oluşturan bir kesim, en iyi konuştukları veya en iyi anladıkları dilde eğitime erişemiyor. Bu, onların öğrenmelerini, miras ve kültürel ifadelere erişmelerine mani oluyor. Bu sene, çocukların ana dillerinin önemli bir kazanç olduğu fikriyle erken çocukluktan itibaren çok dilli eğitime özel önem veriliyor.”

Uluslararası Ana Dil Günü

Bangladeş’in, 17 Kasım 1999’da 30. UNESCO Genel Konferansı’nda, 21 Şubat 1952’de Bengalcenin resmi dil olarak kabul edilmesinin yıl dönümünün “Uluslararası Ana Dil Günü” olarak kutlanması için verdiği önerinin kabulüyle 21 Şubat, “Uluslararası Ana Dil Günü” olarak ilan edildi.

2000’den itibaren her sene 21 Şubat’ta kutlanan gün, bu sene “Eğitim ve toplumlarda kapsayıcılık için çok dilliliğin geliştirilmesi” temasıyla kutlanacak.

bianet.org’da yer alan haberin kaynağı için tıklayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir