Gidişat nereye?

Daha önceki yazılarımda dünya siyasetinin yeni bir yöne evrildiği şeklinde uzmanların siyasi tespitlerine yer vermiştim. Dünyada güç mücadelesinin artık makul, aklı başında olanlar ile öfkeli çılgınlar arasında olduğunu belirtmiştim.

Önce İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılması (Brexit) olayı gerçekleşti.  Dünyaya açılmaktan, farklılıklardan, globalleşmenin getirdiği yeni meydan okumalardan korkan yaşlı nüfusun oyları ile İngiltere yolunu AB’den ayırdı. Üstelik bu ayrılık AB ve batılı devlet başkanlarının, dünyanın önde gelen finans çevrelerinin, siyasi ve ekonomi uzmanlarının  ‘aman ayrılmayın! Herkes zarar görür!’ çağrısına rağmen gerçekleşti.

Sonra dolar milyarderi işadamı Donald Trump aşırılıkçı provokatif söylemleri ile ABD gibi dünyanın önde gelen devletlerinin birine başkan olmayı başardı. Söylemleri ile dünyada pek çok kişinin tüylerini diken diken eden Trump başkanlığındaki ilk icraatları ile şimdiden pek çok endişeye kapı aralamış bulunuyor.

Diğer yandan AB’nin temel saç ayaklarından Fransa’da aşırılık rüzgârının etkisinde. Aşırı sağ Marie Le Pen’in partisinin bu bahar yapılacak seçimde iktidara gelmesi ise sürpriz olmayacağı gibi dünyadaki mevcut gidişatı tahkim eder.

Peki, İsveç bu konuda ne durumda? Mevcut eğilim aynı şiddette olmasa da modernitenin önde giden atlısı İsveç’te dahi kendini iyiden iyiye hissettiriyor; göçmen karşıtı aşırı sağ parti İsveç Demokratları Partisi’ne (Sveriges Demokraterna-SD) destek  yüzde 20’lere dayanmış vaziyette. Sağ tandanslı muhalefetin en büyük partisi Ilımlı Parti (Moderatarna-M) dahi daha fazla oy kaybına uğramamak için yıllardır süre gelen tavrında değişikliğe giderek aşırı sağ SD’ye kapıyı açtı ve bazı konularda beraber çalışabileceklerini deklare etti.

Bütün bu gelişmeler dünyanın statükodan sıyrılma ve yeni bir düzen kurma arayışı içinde olduğunu açıkça gösteriyor. Ancak bunun büyük yalanlar söyleyerek, kitlelere sürekli kin, nefret, korku pompalayarak algı yönetimleri ile yapılmak istenmesi geleceğin pek de parlak olmayacağını gösterdiği gibi yeni düzen kurucuların da pek iyi niyetli olmadığına işaret ediyor.

Bu olumsuz görünen gidişat nasıl bir netice verir, bu mücadeleyi makul, aklı başında olanlar mı yoksa öfkeli çılgınlar mı kazanır bilinmez. Ancak her zaman ümitli olmak gerektiği aşikâr. İyi haftalar diliyorum.

Gidişat nereye?” için bir yorum

  • 4 Mart 2017 Cumartesi tarihinde, saat 11:55
    Permalink

    Isvec aile birlesim yazasi ve perminet suresiz oturum haklari 2017 nedir bilgi verirseniz sevinirim tesekkurler

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir