Gitmek mi zor, kalmak mı?

Geçtiğimiz yüzyılın en büyük barış projesi Avrupa Birliği’nin (AB) kaderi önümüzdeki 10 gün içinde belli olacak. Bilindiği gibi İngilizler, 23 Haziran’da gerçekleştirecek referandumda AB’ye ya devam veya tamam diyecek.

Brexit (Britain+exit) yanlılarının yani AB’den ayrılma taraftarlarının en büyük kozu İngiltere’ye olan yoğun göç konusu. Seçmen, birlikten ayrılmamaları halinde kaçak göçmenlerin yanı sıra diğer 27AB ülkesinden göç edenler yüzünden gelecekte işlerini, refahlarını ve de güvenliklerini tamamen kaybetmekle korkutuluyor. Dolayısıyla AB’den ayrılmayı en çok destekleyenler eskiden gelen imtiyazlarını, rahatlarını kaybetmek istemeyen, yeni tanımadığı insanlardan en çok çekinen yaşlılar oluyor.

AB’de kalma taraftarları ise olası bir ayrılığın ülke ekonomisi üzerinde ciddi bir durgunluğa neden olabileceği gibi kıta Avrupa’sında istikrarsızlığın baş göstereceği ve bir 3. Dünya savaşı riskinin doğacağını savunuyorlar. Sanırım ayrılık sonrası oluşan belirsizlik nedeniyle İngiltere’de ekonominin kötüleşeceği ve de para birimi sterlinin ciddi değer kaybedeceği öngörülebilir ve gerçekçi. Her ne kadar yeni bir dünya savaşı uzak bir ihtimal ise de birlikten ayrılan İngiltere’yi bazı AB ülkeleri takip etmek isteyebilir ve bu da birliğin varlığını tehlikeye atabilir.

Nitekim ikinci dünya savaşına kadar büyük bir imparatorluk olan, daha sonra ABD’nin en yakın müttefiki rolüne soyunan İngiltere’nin nasıl bir yol izleyeceği İsveç’te de endişeyle takip ediliyor.

BBC’ye konuşan Dışişleri Bakanı Margot Wallström referandumdan AB’den çıkma yönünde karar çıkması durumunda başka AB ülkelerinin İngiltere’nin yolunu takip edeceğini söyledi. Bakan Wallström, “bu, diğer AB üyesi devletleri etkileyebilir. Bu devletler şunu diyebilir: Peki, eğer onlar ayrılabiliyorsa belki biz de referandum yapmalıyız ve belki biz de ayrılmalıyız.” dedi.

Referandumda AB’de kalma yönünde bir sonuç çıkması durumundaysa bu kez bu yaklaşımın AB ülkeleri içinde etkili olacağını sözlerine ekleyen Wallström, “Eğer AB’de kalırlarsa bu da diğer ülkelerin şöyle düşünmesinin yolunu açabilir: ‘Peki, müzakere ettiler, özel bir muamele talebinde bulundular. O zaman neden biz de bunu yapmayalım?” diye konuştu.

Wallström, İngiltere’nin AB’de kalmasını dilediğini, İngiltere’nin İsveç’in önemli bir ticari ortağı olduğunu ve 90 bin İsveçlinin İngiltere’de yaşadığını sözlerine ekledi.

Referandumun sonucu hakkında anketler ne mi diyor? Anketler AB’de kalma yanlılarını önde gösterse de fazla güvenmemek gerekiyor çünkü hatırlarsanız ülkedeki son seçimde tamamen çuvallamışlardı. En iyisi 23 Haziran akşamını beklemek…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir