Neden göçmen girişimciler desteklenmeli?

Her yıl binlerce kişinin geldiği bir ülke olan İsveç, göçmenleri potansiyel bir problem, tehlike olarak görmüyor. Bilakis göçmenlerin potansiyel bir zenginlik kaynağı olduğu kabulüyle hareket ederek politikalarını belirliyor.

Bu noktada göçmenlerin işgücünden azami faydalanma adına, iş potansiyellerin tam olarak ortaya çıkarılması için göçmen girişimcilerin desteklenmesi önemli bir misyon olarak önümüzde duruyor.

Halihazırda ülkedeki göçmen nüfusu yaklaşık 1.7 milyon ve bu rakam toplam nüfusun yüzde 15’inden az fazla bir orana denk geliyor. İsveç Ekonomik ve Bölgesel Gelişme Ajansı (Tillvaxtverket) verilerine göre yeni kurulan şirketlerin yüzde 20’si göçmenler tarafından kuruluyor. Bir işletme sahibi göçmen girişimcilerin yüzde 53’ü de mevcut işletmelerini daha da büyütme hedefi taşıyor. Bu veriler göçmen girişimcilerin iş dinamizmini ortaya koyduğu gibi potansiyel güçlerini hakkında da önemli ipuçları veriyor.

Dolayısıyla büyük bir ekonomik zenginlik nüvesi taşıyan göçmen girişimcilerin zayıf noktalarının desteklenmesinin önemi apaçık beliriyor. Böyle bir destek özellikle göçmen kökenliler için büyük bir problem olan işsizliğin çözümüne ciddi katkıda bulunabilir. Çünkü 2014 verilerine göre göçmen kökenliler arasında işsizlik oranı yüzde 16,4. Bu oran ise İsveç doğumlular arasında sadece yüzde 6,2. 2015 yılı verileri henüz netleşmemiş olmakla birlikte bu yüze 10,2’lik büyük farkın kolay kolay kapanmayacağı tahmin ediliyor.

Bu durum ülke tarafından çözülmesi gereken bir problem önümüzde duruyor. Peki ne yapılabilir?

Öncelikle her yerde olduğu gibi, İsveç’te de ana akım iş dünyasını anlamada sıkıntı yaşayan göçmen girişimcilere bu konuda destek gerekiyor. Ayrıca bürokratik kurallar ve prosedür içinde rahatça hareket etme kabiliyeti az olan göçmen girişimcilere bazı kolaylıklar tanınabilir.

Bu gün göçmen girişimcilerin sahip olduğu 95 bin işletme var, yaklaşık 300 bin kişiye istihdam sağlıyorlar ve hızlı büyüyebilme yeteneği ve dinamizmi taşıyorlar. Bu rakam küçük dokunuşlarla, düşük maliyetle çok daha yüksek noktalara taşınabilir. Örneğin bu işletmelere iş dünyasının işleyişi hakkında kaliteli eğitim verilebilir, bu işletmelerin ana akım iş dünyası ile hızlı bir yolla güvenli bir ilişki kurması için çeşitli düzenlemeler yapılabilir.

Geçen yıl ülkeye 163 bin göçmen geldiği göz önüne alınırsa böyle bir inisiyatifin önemi bir kez daha ortaya çıkmış oluyor. Bu konuya hükümet ve ilgili devlet kurumlarını yanı sıra sivil toplum iş örgütlerinin de önemli katkılarda bulunabileceklerini düşünüyorum. Misyon ise aynı: göçmen girişimcilerin potansiyellerinin tam anlamıyla ortaya çıkarılması…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir