Güven duygusunu geliştirmek için yapılması gerekenler nelerdir?

Sevgili Ümit Burcu!

Ben, yetenekli, çevremde kabul görmüş, iki üniversite okumuş, evli ve çocukları olan bir bayanım. Fakat mutlu değilim. Bir işe atılmak konusunda alt yapım ve kapasitem olmasına rağmen yeterince kendime güvenemiyorum, cesaretimi toplayamıyorum. Başarısız olmaktan korkuttuğum için iş başvurusu dahi yapamıyorum. Çevremin bana güveni çok fazla ve bu da beni yoruyor. Çok iş yapmak istiyorum ama nereden nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Tavsiyelerinizi önemsiyorum, özgüven sorunumu nasıl çözebilirim? GÜVENSİZ GÜZEL

Sevgili, yetenekli, Güzel kardeşim!

Kısa mektubunda sorunu tespit etmişsin. Fakat çözümü konusunda güçlü bir irade gösteremediğini görüyorum. Özgüven eksikliğinin pek çok sebepleri vardır. Kişisel, çevresel faktörler vs. Senin okul başarıların ve hayatın diğer ünitelerindeki başarıların takdir topluyor. İyi bir ailede yetişmişsin. Mutlu olamayışın, sen işini yaparken karşındakini memnun etmeye fazla odaklanıyor olmandan kaynaklanıyor da olabilir. Uzmanlara göre sağlıklı bir özgüven “kişinin kendine verdiği gerçek değer ve kendini kabullenmesi temeli üzerine dayanır.” Kişiliğimizin şekillenmesinde elde edilen başarılar, başarısızlıklar, ailenin, öğretmenlerin, arkadaşların ve önem verilen etraftaki tüm kişilerin kişiye davranış şekli de özgüvenin şekillenmesinde pay sahibidirler. Özgüven eksikliğinde temelde karılan harçta hatalar, eksiklikler söz konusudur. Özgüveni geliştirme adına yapabileceğiniz adımlar nelerdir?

1.Aşama: İçinizden gelen her sese kulak vermemek. Ünlü Ressam Van Gogh; “Eğer içinizden ‘sen resim çizemezsin’ diyen bir ses duyarsanız her şeye rağmen çizin. O ses susacaktır.” diyor. İç sesin olumsuz, negatif mırıltılarını duymamalı, ümitvar olmalısın. Bazen de iç ses abartılı bir şekilde ‘kaplumbağa-tavşan’ hikâyesinde olduğu gibi fazla iyimser davranır ve kendimizle övünmeye sebep olur, gururla kibirle bizi yanıltabilir. Sonuç olarak; orta yolu bulup, negatif iç sesine özeleştiri haricinde set çekip, ümitsizliğe ve kibre sebebiyet veren tüm tonların düğmesini kısmalısın.

2.Aşama: Dış sesi kapamak. Çevrende pozitif düşünenleri, seni motive edecekleri çoğaltıp, olumsuz etkileyenleri dinlememek gerekir. Burada ‘sağır kaplumbağa’ hikâyesinden çıkaracağın çok ders var. Çevrende kendi negatif enerjileri ile seni etkileyip başarmamızı istemeyen, hayallerimizin hırsızı çok insan vardır. Mesela bazı eşler hanımın önde olmasını istemezse sürekli ona ‘sen ne anlarsın, yapamazsın’ gibi olumsuz sözler söylerler. Kendiyle sorunu olanlar başkalarının başarısında komplekse girip küçümsemek isterler. Onları duymayıp gülüp geçmeli ve tıpkı sağır kaplumbağa gibi azimle kulenin tepesine odaklanmalısın. Hayallerimizi gerçekleştiremeyeceğimizi söyleyenlere karşı sağır olmak, size seslenenlere saygısızlık değildir; bilakis başaracağımıza dair kalbimizdeki ümidi ve kendimize karşı saygınlığı korumak demektir.

3. Aşama: Aynadaki kendine empati duymak. Başkalarına duyduğun empatiyi kendinden esirgeme. Sürekli kendini eleştirmek yerine onu anlamaya çalış. Hatalarıyla eksikleriyle, yetenekleriyle, karakteri ve yapısıyla onu kabullenmeli ve sevmelisin. Başkalarıyla kıyas ederek ondan fazla beklentiye girme. Onu olduğundan farklı göstermek için zorlama.

4. Aşama: Dışarıdan manevi destek ve yardım almak. Çoğu zaman bizi teşvik edip, yönlendirecek birilerinin olmasına gerek duyarız. ‘Ha gayret, sen yaparsın’ diyecek dostlara ihtiyaç duyulur. Onlar kendimizi iyi hissettirir ama aksiyon için yeterli olmayabilir. İşe nereden başlayacağını bilmiyorsun, yeteneklerini kestiremiyorsun, işte bu noktada iyi bir danışmanlık hizmeti ilk adımı atmana yardımcı olacaktır. Bir uzmana giderek yardım almaktan çekinmeyin. Rüyalarınızı gerçekleştirmek adına, gerçekçi hedefler belirleyin ve sadece cesaretli olun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir