Hadiselerin dili

Hadise Amerika Birleşik Devletleri´nde gerçekleşti. Bir saldırgan geçtiğimiz Cuma günü bir alışveriş merkezine girdi ve beş masum insanı katletti. Polis, halktan gelen destekle yirmi saat gibi bir sürede saldırganı tespit etti: Saldırgan 20 yaşında A.Ç. adlı bir Türk! Adana’da doğduğu belirtilen A.Ç.’nin ‘Türk’ takma ismi kullandığı bilgisi aktarılıyor.

Hadise Danimarka’da gerçekleşti. Geçtiğimiz 26 Mayıs’ta evlerinden kaçan B.O. (19) ve L.O.  (24) isimli kızların babası Y.O.’un kızlarını bulma mücadelesi devam ediyor. Kanser hastası olduğu belirtilen baba, kızlarının terör örgütü IŞİD’e katıldığından şüpheleniyor. Bu nedenle kızlarının arkasından Türkiye’ye gitti. Burada sokak sokak kızlarını arayan acılı baba, haber bültenlerine çıkarak sesini duyurmaya çalışıyor. Kızlarını bulmak için kaçakçılarla bile görüştüğünü söyleyen baba kızların geri dönmeleri halinde ne kendileri tarafından ne de yetkililer tarafından herhangi bir cezalandırmanın olmayacağının altını çiziyor.

Hadise Fransa’da gerçekleşti. Fransa’nın başkenti Paris’in kuzeydoğusundaki Müslümanların yoğun olarak yaşadığı banliyösü Pantin’de başörtülü bir kadının silahlı saldırı sonucu hayatını kaybettiği bildirildi. Le Parisien gazetesinin polis kaynaklarına dayandırarak verdiği habere göre, dün gece geç saatlerde kimliği belirsiz bir kişi, Candale sokağından otomobiliyle geçen başörtülü Müslüman bir kadını öldürdü.

Haberde motosiklet kullanan saldırganın 30 yaşlarındaki kadını başından 5 kurşunla vurarak öldürdüğü belirtildi. Olayın İslamofobik bir saldırı olmasından şüpheleniliyor. Saldırıya ilişkin Bobigny Savcılığının adli soruşturma başlattığı bildirildi. Fransa, İslamofobi ile Mücadele Derneğinden (CCIF) yapılan yazılı açıklamada, saldırıya ilişkin soruşturmada, suçun işlendiği yer ve başörtülü bir kadının hedef alınması gibi birçok faktör dikkate alınarak olayın İslamofobik karakterinin de göz önünde bulundurulması gerektiği belirtildi.

Prototip olarak seçtiğim bu haberler bana şunu söylüyor. İlki, batı ülkelerinde göçmen kökenli gençler (İlgi alanıma giren ise özellikle Türkiye kökenli gençler) kriminal örgütlerin ve de şiddet yanlısı radikal dini örgütlerin tehdidi altında. Her veli bunu dikkate alarak çocuğuna özen göstermeli.

İkincisi ise sözünü ettiğim kriminal ve radikal dini örgütler batı ülkelerinde siyasi aşırılığı tetikliyor. Bu aşırılık genellikle aşırı sağ olarak vücud buluyor ve islamofobik söylemler öne çıkıyor. Yer yer de bu söylemler şiddet saldırılarını doğuruyor.

Sizce ABD’de gerçekleşen saldırı Müslüman göçmen karşıtı söylemleriyle öne çıkan Donald Trump’a oy olarak döner mi, dönmez mi?

Sizce Fransa’daki saldırı ülkede yaşayan Müslüman gençler tarafından nasıl algılanmıştır. Ülkeye ve de topluma kızgınlıkları mı yoksa sevgileri mi artmıştır? Diğer yandan bu menfur eylemin gerçekleşmesinde daha önce ülkede gerçekleşen vahşi terör saldırılarının ne kadar etkisi olmuştur?

Sizce Danimarka’daki baba kızlarını bulmak için bütün servetini hatta canını bile vermez mi?

Sonuç olarak şimdilik ferdi olarak gerçekleşen bu tip hadiseler ne dini ne de siyasi olarak aşırılığın, kin ve nefretin çıkmaz yol olduğunu gösteriyor. Bu aşırılıklara bir an önce doğru müdahale ve tedavi  lazım. Bu konuda dünya çapında projeler üretenlere destek olmak ise elzem vesselam. İyi haftalar diliyorum.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir