İsveç medyası Zaman’a el koyma operasyonu nasıl gördü?

“Türkiye, en büyük gazeteye darbe ile AB’ye meydan okuyor”

İsveç devlet televizyonu SVT’in web sayfasında yazan tecrübeli gazeteci Bo Inge Andersson, “Türkiye, en büyük gazeteye darbe ile AB’ye meydan okuyor” başlıklı köşe yazısında, AB’nin şantaj süreci ile çaresiz durumda olduğunu ifade etti.

Andersson şunları kaydetti: Türk Hükümeti ülkenin en büyük gazetesine el koydu. Zaman, gitgide diktatörleşen Erdoğan’a muhalif bir gazete.  Bu, AB’ye ciddi bir meydan okumadır. AB gelişmelerden ciddi anlamda kaygı duymakla birlikte, artan mülteci dalgaları karşısında Türkiye’nin yardımına ihtiyacı var.

ERDOĞAN, KENDİSİ İLE AYNI FİKİRDE OLMAYAN HERKESİ KOMPLO İÇİNDE OLMAK İLE SUÇLUYOR

Bo-Inge Andersson
Bo-Inge Andersson

Zaman gazetesi, daha önceleri Tayyip Erdoğan ile ittifak halinde iken, Erdoğan’a muhalif olan ve de halen Amerika’da sürgün yaşamakta olan Müslüman lider Fethullah Gülen’e ait. Onların ittifakı, Erdoğan’ın Avrupa Birliği’ne girme sürecinde reformlar ve demokratikleşme döneminde söz konusuydu. Bugün Gülen ve onun medya imparatorluğu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en amansız düşmanı durumunda.  Gerçi Erdoğan, kendisi ile aynı fikirde olmayan herkesi komplo içinde olmak ile suçlamıştır, herkes şüpheli konumunda…

2014 yılında Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesinden bu yana 1845 kişi hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret ettiği” gerekçesiyle soruşturma açılmıştır. Bu rakamlara göre, cumhurbaşkanına her gün üç defa hakaret edilmektedir. Yani yetkililere göre, Cumhurbaşkanına yapılmış her eleştiri hakaret sayılmaktadır.

Türkiye gittikçe sessizleşiyor..

Cumhurbaşkanı, 1000 odalı devasa lüks sarayından ülkeyi yönetiyor. Bazı kalemler bu sarayı, büyüklük hastalığına (megalomani) yakalanma göstergesi olarak görüyorlar. Büyük inşaat projeleri onun gücünü ve ününü artıracaktır.

Zaman gazetesine el konulması sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın herkesi kendi aleyhinde olduğunu sanma hastalığının bir neticesi. Cumhurbaşkanına hakaret iddiası ile soruşturma açılan gözaltına alınan kişiler sadece gazeteciler ve aydınlar değil çocuklar bile var…

AB’Yİ UMURSAMIYOR

Şu an itibariyle mülteci akını nedeniyle Avrupa Birliği, Türkiye karşısında şantaja açık bir konumda. Avrupa Birliği, Erdoğan’ın yardımına muhtaç durumda… Bu aşamada da Erdoğan, Türkiye’deki insan hakları ve demokrasiyi parçalamasını eleştiren AB’nin tepkilerine karşı tamamen umursamaz halde. Bu bağlamda muhalif gazeteye (Zaman’a) yapılan bu müdahale buna bir göstergedir.

Dagens Nyheter Gazetesi: “Türkiye’de ifade özgürlüğüne darbe” başlığı ile Zaman’a yapılan operasyonu duyuran gazete, haberin sonunda şu bilgilere de yer verdi.zaman2

Türkiye Basın Özgürlüğü Index’inde 180 ülke arasında 149’uncu sırada bulunuyor; Etopya ve Afganistan gibi ülkelerden daha kötü durumda.

Geçen hafta Kürt yanlısı IMC TV’de “terorsit propogandası” yapıyor gerekçesiye kapatıldı. Bir kaç ay önce ülkenin en iyi tanınan gezatecilerinden Cumhuriyet Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül, devlet sırlarını yayınladıkları gerekçesiyle tutuklanmışlardı.

Öte yandan, aralarında gazetecilerin de olduğu yaklaşık 2 bin kişiye Erdoğan’a hakaret ettikleri gerekçesi ile soruşturma açıldı.

Aftonbladet Gazetesi: “Despotizme geçişte son aşama” başlığı ile haberi duyuran gazete, Zaman Gazetesi’nin son genel yayın yönetmeni Abdülhamit Bilici’nin basın özgürlüğü mücadelelerinin her platformda devam edeceği noktasındaki sözlerini aktardı. Gazete, Amerikalı ve Avrupalı yetkililerin bu el koyma olayına dair tepkilerini de sıraladı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye Uzmanı Emma Sinclair-Webb: Bu karar, bütün muhalif medyayı susturma amaçlıdır ve basın özgürlüğüne yapılmış son büyük darbedir. Bir yol bularak birer birer muhalif medyayı susturuyorlar.

İsveç Sınır Tanımıyan Gazeteciler Başkanı Jonathan Lundqvist: Türkiye’deki basının durumu uzun süredir kabul edilemeyecek durumdaydı ve Zaman’a kayyum atamak maalesef beklenmedik bir durum değildi. Bu son olay Erdoğan’ın stratejilerinde bir değişimin başladığını gösteriyor. Bu şekilde bir gazete binasına el koymak, yeni bir şeydir ve Erdoğan’ın despotik bir sisteme adım attığını gösteriyor. Görülüyor ki artık Erdoğan bu niyetini gizleme ihtiyacı bile hissetmiyor, maksadını direkt uygulamaya çalışıyor.

İsveç eski Dışişleri Bakanı Carl Bildt: Devletin Türkiye’nin en büyük gazetesini ele geçirmesi çok büyük bir felaket habercisidir. AB çok güçlü tepki göstermeli.

zaman22

İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström: Zaman’a yapılan operasyından derin endişe duyuyorum.

İsveç Sol Parti eski Başkanı Lars Ohly: Türkiye demokrasi ve basın özgürlüğünden büyük adımlarla uzaklaşıyor.

SvD Gazetesi Editörü Anders Q Björkman: Zaman’a el konulduktan sonra artık Türkiye’de basın özgürlüğü olduğu söylenemez.

zaman3

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir