İsveç’te istifa ettirilen bakanlar…

İsveç siyaseti son bir kaç haftadır çok hareketli bir dönem yaşıyor.

İsveç Türk İşçi Dernekleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Barbaros Leylani’nin Stockholm Sergel Meydanı’nda Ermenilere yönelik yaptığı nefret içerikli bir konuşma ile başlayan, kimisine göre de aylar önce işaret fişeği atılan bu süreç, bir çok kişiyi makamından etti.

Bunlardan biri de “radikal İslamcı ve faşist örgütler”le ilişkisi olduğu ve Türk hükümeti için İsveç’te “lobilcilik’’ faaliyetlerinde bulunduğu öne sürülerek istifa ettirilen Şehircilik, Konut ve İletişim Teknolojisi Bakanı Mehmet Kaplan oldu.

Gündem durulmuş değil…

Şimdi de Kaplan’ın partisi, koalisyon hükümetinin ortağı Yeşiller’in eş başkanları Gustav Fridolin ve Åsa Romson’ın kelleleri isteniyor. Bununla asıl hedefin hükümeti devirmek olduğunu düşünenlerin sayısı da az değil.

Medyanın büyük bir baskısı var. Fridolin olmasa bile Romson gideceğe benziyor.

İsveç medyası siyasilere karşı çok acımasız.

Yeter ki bir açıklarını bulsun. Geçmiş hayatlarını didik didik eder, her gün yaptığı yeni haberlerle hedefine koyduğu kişi gidene kadar baskısını sürdürür.

Yakın geçmişte bunun bir çok örneği var.

2012 yılında Fredrik Reinfeldt liderliğindeki sağ hükumet koalisyonunun Savunma Bakanı Sten Tolgfors, İsveç’in, Suudi Arabistan’da anti- tank silahların tamiri ve modifiye edilmesi için fabrika kurma projesinin basına sızması üzerine istifa etmek zorunda kalmıştı. İsveç kanunları diktatörlüklerle yönetilen ülkelerle her çeşit ticari ilişkiyi yasaklıyor.

Böyle gizli bir anlaşmanın olduğunu İsveç’te ilk Devlet Radyosu SR duyurmuştu. Yani bir anlamda devlet bakanını, devlet radyosu alaşağı etti.

Mona Sahlin’in hikayesini bilmeyen yoktur.

Hani şu “Tobleroneci Bakan”…

Liseli yıllarında siyasete atıldı. 1982 yılında, 25 yaşındayken milletvekili oldu.

16 yıl çeşitli bakanlık vazifeleri üstlendi.

Bir sonraki dönemin başbakanı gözüyle bakılıyordu.

Ancak 1995 yılında, bakanlığa ait kredi kartı ile yaklaşık 200 kron değerinde Toblerone marka çikolata satın aldığı harcama listesinde ortaya çıkınca hem başbakanlık hayali suya düşmüş, hem de Expressen gazetesinin başını çektiği medya baskısı ile milletvekilliğinden istifa etmek zorunda kalmıştı.

2006 yılında hükümet henüz yeni kurulmuştu.

Maria Borelius, Ticaret Bakanlığı’na seçilmişti.

Bir ortamda, çocuklarına bakan dadıyı sigortasız çalıştırdığını ağzından kaçırınca, sözleri ihbar kabul edilmiş ve daha çiçeği burnunda iken Başbakan Fredrik Reinfeldt’in isteği ile koltuğuna veda etmek durumunda kamıştı.

Yine aynı dönem, Kültür Bakanı Cecila Stego Chilo da İsveç’te televizyona sahip olan herkesten alınan 6 yıllık aidatı ödemediği için medyanın baskısı ile halktan özür dileyerek istifa etmişti. Cecila Stego Chilo daha sonra borcunun tamamını da devlete geri ödedi.

2006 yılında Danimarka Jyllands Posten gazetesinde Peygamberimiz Hz. Muhammed ve İslam dine yönelik saldırgan karikatürler yayınlanmıştı.

Bu, İslam aleminde büyük tepkiyle karşılanmış, buna rağmen karikatür serisi yayınlanmaya devam edince bu tepki Danimarka ile krize dönüşmüştü.

İsveç’te de aşırı sağcı İsveç Demokratları Partisi bu karikatürleri bir internet sitesinde yayınlıyordu. Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkilinin baskısı ile site erişime kapatıldı. Olayın ortaya çıkması üzerine İsveç Dışişleri Bakanı Laila Freivalds, baskıdan haberdar olmadığını savunmuş, ancak bir süre sonra baskının kendisinin bilgisi dahilinde yapıldığı anlaşılınca hem yalancılıkla, hem de ifade özgürlüğünü kısıtlamaya çalışmakla suçlanmıştı. Ve o da diğerleri gibi baskılara dayanamayarak istifa etmişti.

Håkan Juholt, 2011 yılında Sosyal Demokrat Parti’nin başına geçmişti. Medya onu da mercek altına aldı. Sosyal demokrat eğilimli Aftonbladet gazetesi, milletvekiliyken 2007- 2011 yılları arasında birlikte yaşadığı kız arkadaşının evini kendisine aitmiş gibi göstererek kız arkadaşının devletten toplam 160 bin 266 Kron tutarında kira yardımı almasını sağladığını ortaya çıkardı. Bu skandal üzerine Juholt, böyle bir yasadan haberinin olmadığını belirterek borcun tamamını devlete geri ödese de koltuğunu koruyamamıştı. Daha sonra mahkeme o yıllar arası böyle bir kanunun olmadığını hükmetmiş ancak iş işten geçmişti.

İsveç’te istifa ettirilen bakanların yanı sıra kendi rızası ile istifa eden de çok sayıda bakan bulunuyor.

Ailesine daha çok vakit ayırmak için istifa eden Kongo kökenli Eşitlik Bakanı Nyamko Sabuni ve ailevi sorunlardan dolayı ayrılan Çalışma Bakanı Sven Otto Littorin bunlardan sadece ikisi…

Oy oranları düştüğü için sorumluğu üzerlerine alarak ya da gençlerin önünü açmak için istifa eden İngvar Carlsson, Göran Persson ve Fredrik Reinfeldt gibi başbakanlar da var.

Sözün özü, bu ülkede istifa müessesesi, ya kişinin kendi rızası ya da kamu denetçisi konumundaki medyanın baskısı ile işletilmeye devam ediyor.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir