İsveç’teki insanımız ilmek ilmek aydınlık geleceğini dokuyor

İsveç’e ilk geldiğim 99 yılında, dönemin Türkiye’nin Stockholm Büyükelçisi Oktay Aksoy ile bir söyleyişi yapmıştım. 100 bin insanımızın yaşadığı bu ülkede, sadece 70 kadar Türk öğrencinin üniversite okuduğunu ifade ettiğinde üzüntümü gizleyememiştim.

Ancak asıl beni üzen, ebeveynlerin bu konudaki vurdumduymazlığı idi. Dost meclislerinde sıkça duyduğumuz, “okuyacak da ne olacak; bir aşçı, bir doktordan daha çok kazanıyor bu ülkede” sözleri gençlerimize gelecek adına gösterilen ironik bir hedef idi.

Geçen süre zarfında, özellikle sivil toplum kuruluşlarımızın (STK) devreye girmesi ile bu anlayış büyük oranda değişti. Gelinen noktada İsveç Eğitim ve Araştırma Bakanlığı’nın verilerine göre, İsveç üniversitelerindeki, sadece Türkiye’den gelen, Türk öğrenci sayısı 500 civarında. Resmi bir veri bulunmamasına karşın, burada doğup büyüyen gençlerimizin üniversite okuma oranının bir hayli arttığı da ortadadır. 10 yıl önce STK’ların okul sonrası takviye kursları ile sahip çıktığı, yönlendirdiği çocuklarımız şimdilerde çok prestijli pozisyonlarda bu ülkeye hizmet vermeye başladılar bile. Ve o takviye kursları da bünyesinde yüzlerce öğrenci barındıran kaliteli birer okul oldular.

Kimi olumsuzlukları adeta bir karabulut gibi tepemize oturtanların söylediklerinin aksine, toplumda sakin ve derinden, olabildiğince pozitif bir değişim yaşanıyor. Son dönemlerde, sosyo-kültürel, ekonomi ve eğitim içerikli konferans, panel, oturum ve workshoplar gibi faaliyetlerde müthiş bir artış göze çarpıyor. Buralardan beslenen İsveç’teki Türk toplumu, kurduğu STK’larla aydınlık geleceğini ilmek ilmek dokuyor.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İsveç ziyaretinde, İsveç Kralı Carl XVI. Gustaf’ın da katılımıyla açılışını yaptığı Stockholm Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Enstitüsü (Stockholm University Institute of Turkish Studies- SUITS) de bu çalışmaların bir ürünü. Yoğun gündem arasında toplumumuza yeterince duyuruldu mu, emin değilim.

Henüz iki yıl önce kurulan ve kısa zamanda çok değerli çalışmalar ortaya koyan İsveç Türk İşadamları Federasyonu’nun (SWETURK) girişimleriyle ilk adımı atılan ve zaman içerisinde hayat bulan Enstitü’nün dünyada başka bir örneği yok.

SUITS, İsveç ile Türkiye arasında var olan stratejik ilişkileri iyileştirmenin yanı sıra, ekonomik, kültürel ilişkilerin de gelişmesine büyük katkılar sağlayacak. Enstitü’nün web sayfasında da belirtildiği gibi, burada yapılacak akademik ve bilimsel çalışmalarla bugüne kadar genellikle yanlı ve yanlış bilgilerle tanıtılan Türkiye’yi, Türkiye’nin toplumsal, kültürel, iktisadi, entelektüel, siyasi değerlerini ve ülkede yaşanacak gelişmeleri evrensel ölçüler içerisinde ele alarak, İsveçliler başta olmak üzere, bütün uluslararası camiaya aktaracak.

Bütün bunlardan ziyade beni, burada Türkiye ve İsveç uzmanı entelektüellerin yetişecek olması heyecanlandırıyor. Zira İsveç ve Türk medyası, iki ülke ile ilgili bir gelişme yaşandığında mülakat yapacak, görüşüne başvuracak doğru muhatap sıkıntısı yaşıyor. Devamlı aynı üç- beş kişi ile günü kurtarmaya çalışan medya mensupları bu konuda eksiklik, yetersizlik ve verimsizlikten hep dert yanmıştır. İşte bu kurum, bu boşluğu da dolduracaktır ve bence yapacağı en önemli vazifelerden biri de bu olacaktır.

STK’larımızın kurumsallaşmalarını tamamlamalarıyla önümüzdeki yıllarda bu ülkede çok daha güzel gelişmelere şahitlik edeceğiz.

Çünkü var olma mücadelesi verenler, hiçbir yerde görmemezlikten gelinemez.

Bir büyüğümüzün dediği gibi, “Her yerde olmayan, bir yerde olamaz.”

Eğer bu ülkede hakkıyla var olunacaksa, bu mücadelenin de hakkını vermek gerekiyor.

Tabi şunu da vurgulamakta fayda var. Bütün bunları konuşuyoruz ama kendi gelecek ufkuna yürüyen İsveç Türk toplumunun bu yeni yürüyüşünde Türkiye’nin ve Türkiye’deki değişimlerin de ciddi bir katkısı var. Evet, siyasi ve ekonomik gücü ile dünyanın önemli bir aktörü olma yolunda hızla ilerleyen Türkiye’nin bu başarısı, yurtdışındaki vatandaşının da başını dik tutuyor ve elini güçlendirecek hamleler yapmasına büyük bir olanak sağlıyor. Güzel gelişmelerin yaşandığı bu zaman dilimini iyi değerlendirmek de bizlere düşüyor.

***

Değerli dostlar,

Bundan böyle, her hafta ‘güncele dair’ bir mevzuuyla bu köşede birlikte olacağız… Cenab-ı Hak mahcup eylemesin, doğruyu düşündürsün ve doğruyu yazdırsın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir