Jamala’nın düşündürdükleri…

Bu yıl Stockholm’de 61.’si düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması’nın kazananı Ukrayna’dan Jamala (Cemile) oldu. Jamala, Kırım Türklerine uygulanan soykırımı anlatan ‘1944’ isimli parçasıyla birinci oldu.

1944’te ne olduğunu kısaca hatırlatalım: İkinci Dünya Savaşı sırasında dönemin süper gücü SSCB, düşmanları Almanlarla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle 18 Mayıs 1944’ten itibaren 200 binden fazla Kırım Tatarını başta Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan olmak üzere Sovyetler Birliği’nin dört bir yanına sürgün etti. Tabii, bu zorunlu sürgün esnasında binlerce Kırım Tatar Türkü de yolda açlık, hastalık gibi çeşitli nedenlerle hayatını kaybetti. Şarkının Türkçe nakaratında “Yaşlığıma toyalmadım, Men bu yerde yaşalmadım” sözleri sanırım bu yaşanan acılara gönderme yapıyor.

Jamala da şarkının sözlerini büyükannesinin kucağında beş çocuğuyla Kırım’dan Orta Asya’ya sürgün edilişinin hikayesinden esinlenerek yazmış.

Evet, insanlık tarihi kendine ve etrafına zulmeden zalim insanların hikayeleriyle dolu maalesef. Jamala’nın şarkısı da eline gücü geçiren, vicdanını kaybeden zalim bir insanın, zalim bir toplumun önüne gelen masum insanlara, masum toplumlara acımasızca, kadın çoluk çocuk, zayıf ,yaşlı demeden nasıl zulmettiğini anlatıyor.

Jamala’nın başarısını bana göre daha anlamlı kılan ise, sürgüne ve zulme uğramış bir toplumun neslinin, aradan 70 yılı aşkın bir süre geçse de bu zulüm ayıbını o zalimlerin torunlarının yüzüne ve de o zalimlerin hatırasının yüzüne çarpmış olmasıdır. Hem de bütün dünyanın gözü önünde…

Jamala, 5 çocuğu ile birlikte sürgün edilen, haftalarca yemek ve su olmadan sanki hayvan gibi yük trenlerine doldurularak yolculuğa mahkum edilen, bir çocuğunu da yolda kaybeden babaannesinin o zaman duyulmayan, sessiz çığlığına 70 yıl sonra ses olmuş ve dünyayı bu zulümden haberdar etmiştir.

Dolayısıyla Jamala’ya yapılan bütün alkışlar onun şahsında o sürgünü yaşayan bütün insanları teselli ederken, bu zulmü işleyenlere de, destek olanlara da manevi bir tükürük olarak yüzlerine yapışmıştır, bir mahkumiyet fermanı olarak boyunlarına dolanmıştır diye düşünüyorum.

Jamala teşekkür konuşmasında ‘Dünya için sevgi ve barış istiyorum. Ama herkes için’ şeklinde konuşmuştu. Ben de aynı temennileri paylaşıyor ve iyi haftalar diliyorum.

 

Jamala’nın düşündürdükleri…” için bir yorum

  • 17 Mayıs 2016 Salı tarihinde, saat 11:22
    Permalink

    Butun Mazlum halklara binlerce selam.
    Kahrolsun Barbarizim. Turkiyede 1 milyon ermeni surgune gönderilirken. Yalova muftusu askerlere. Allahin gazabindan korkun demisti. Mazlumun Ahi yerde kalmaz. Redaktör. Can Dundar isvece gelmis. Haramzade havuz medyasi kacti diyor.bu haberle ilgili hic bir sey görmedim.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir