Kahvaltı: Zihnin dinamosu mu?

Öğrenmede zihin açıklığı önemli. Belki herkes bilir, kahvaltının zihnî faaliyetleri daha dinamik hale getirdiğini, ama pek umursamaz.

Malum, vücudumuz, enerji ve gıdasını yiyeceklerden alır. Yiyeceklerin içindeki glikoz burada en mühim enerji kaynağı. Yemekten sonra ya hemen vücut tarafından kullanılır veya depolanır. Enerjinin yüzde 75’i beyin tarafından yakılır. Çocuk ve gençlerin, henüz büyüme çağında yetişkinlerden daha çok enerjiye ihtiyaçları olduğu ortada. Niçin?

Uyku esnasında vücudumuz glikoz alamadığından, sabah uyandığımızda depolar boşalıyor. İşte bu sebeple “kahvaltı vücudumuzu harekete geçirecek enerjiyi almamızı sağlıyor.” diyor Fulda Üniversitesi’nden beslenme psikoloğu Christoph Klotter. Günün ilk öğünü kahvaltı yapılmayıp vücut bu ilk enerjiyi almadığı zaman stres oluşabiliyor. Dahası dikkat eksikliğine ve zihnin yeterince çalışmamasına yol açıyor. Bu, derse odaklanmaları gereken öğrenciler için elbette iyi bir durum değil. Dolayısıyla Klotter, “Günün en önemli öğünü kahvaltıdır.” sözünde son derece haklı.

Beynin glikoza en fazla ihtiyaç duyduğu sabahları düzenli kahvaltı yapmanın öğrenmeyi olumlu yönde etkilediği kesin. Aksi halde çocukların öğrenme performanslarında düşüş görülebiliyor.

Aslında görünen köy kılavuz istemez denir ya… Günümüzde birçok şey bilinir, bilinir de maalesef uygulanmaz. Bir vurdumduymazlık mı desek, samimiyetsizlik mi, bilginin sıradanlaşıp galeye alınmaması mı, kestirmek zor. Sağlıklı olan birçok şey ‘amaan’ kolaycılığıyla yabana atılabiliyor. Kahvaltı bunlardan sadece biri… Bir araştırmaya (2013) göre kahvaltısız okula gidenlerin çoğunun gelir düzeyi düşük ailelerden gelen çocuklar olduğunu da hatırlatıp geçelim.

Diğer yandan Almanya’da kahvaltının öneminden hareketle yürütülen ilginç projeler var. Bunlardan biri de hızla büyüyen ‘brotZeit’ (Ekmek Zamanı) isimli bir dernek. Sinema oyuncusu Uschi Glas’ın inisyatifiyle 2008 de kurulmuş. Berlin, Hamburg, Heilbronn, Leipzig, Münih, Nürnberg, Rhein-Ruhr ve Salzgitter olmak üzere sekiz bölgede şu an 154 okulda 7500 öğrenciye hergün kahvaltı veriyor. Geçen yılın sonuna kadar verilen kahvaltı 3,1 milyonu bulmuş. Hedefleri 2016’da bunu 183 okulla 4,4 milyona çıkarmak.

Robert Koch Enstitüsü’ne göre Almanya’da yüzde 30 öğrenci hiç kahvaltı yapmadan aç karına okula gidiyor. Dernek bu öğrencilere ulaşma gayretinde. Dersten yarım saat öncesinden bedava verilen kahvaltıyla hiçbir öğrencinin aç karınla derse girmemesi hedefleniyor. Çünkü aç karınla düşünme kapasitesi azalırken, dersten önce kahvaltı yapmak konsantrasyon ve dersi takip etmede önemli rol oynuyor. Sürekli yapılan iyi bir kahvaltı yıl boyunca öğrencinin başarısını ve davranışlarını doğrudan etkiliyor.  Nasıl mı?

İngiltere Cardiff Üniversitesi’nden Hannah Littlecott, ekibiyle yaptığı bir araştırmada kahvaltı ile öğrencinin zihin faaliyetleri ve okul başarısı arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Böylesi araştırmalar aileleri harekete geçirip, kahvaltıyı daha ciddiye almalarına sebep olur mu, bilemem. Okuyucularımızın basiretine güvenerek gündeme getirmekte fayda var.

Araştırmacılar, 9-11 yaşları arasındaki 5000 öğrencinin 24 saat ne yediklerini yazmalarını istiyor. Öğrenciler, bütün gün boyunca kahvaltı yapıp yapmadıklarını, ne kadar sebze, meyve veya başka yiyeceklerden ne yediklerini not ediyorlar. Birkaç ay sonra aynı öğrenciler İngilizce, matematik ve doğa bilimleri derslerinde test yapıyorlar. Daha sonra test sonuçlarıyla yeme alışkanlıkları arasında bir bağ olup olmadıklarını bulmak için kıyaslanıyor. Gerçekten de evde kahvaltı yapanların ortalamanın üzerinde not alma olasılığının hiç kahvaltı yapmayanlara göre iki kat daha fazla olduğu ortaya çıkıyor. Yani kahvaltı alışkanlığı başarıyı doğrudan etkiliyor.

Başka söze ne hacet… En azından ilk derslerde ayık ve zinde olmanın yolu sağlıklı kahvaltıdan geçiyor vesselam.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir