Meclislerde kusur araştırma günahı

Değerli Ümit Burcu!

Güzel değerlendirme ve pratik çözüm önerileriniz için teşekkür ederim. Benim sorum; insanların ayıp ve kusurlarını araştırma günahı. Aile ve dost meclislerindeki sohbetlerimizde hiç kimse kendi kusurunu kabul etmiyor. Her zaman karşıdaki veya karşıdakiler suçlu oluyor. Başkasının kusurlarını araştırmanın ne kadar günah olduğunu bu insanlara anlatamıyorum. Sohbet meclisleri gıybet meclislerine dönüşüyor. Acaba herkes kendisini kusursuz, karşı tarafı da suçlu ve kusurlu görürse aramızdaki kardeşlik nasıl oluşacak? BİR DOST

Değerli dostum!

Meclisler “Sohbet-i Canan” ile dolmayınca bu çeşit şikâyetler artacaktır. Allah bir kuluna veya bir cemaate hayır dilediği zaman, o kimse/ler kendi ayıplarıyla meşgul olacak, başkasının ayıplarıyla uğraşmayacaklardır. Eğer biz başkasının ayıplarını araştırırsak, Allah da bizim ayıplarımızı araştıracaktır. Eğer Allah bir insanın ayıplarını araştırırsa, o kişinin işi çok zordur. Bu kişi perişan olacaktır. Bunun için hiç kimsenin ayıbını araştırmayalım. Daima kendi hatalarımızla, eksiklerimizle meşgul olalım.

Bir Müslüman’ın başkalarının kusurlarını araştırması Hucûrât Sûresi 12. ayetinde haram kılınmıştır. “Birbirinizin kusurunu araştırmayın.” emriyle açıkça bildirilmiştir. Bu konuda Peygamberimiz’in de (sas) bir tavsiyesi şudur: “Başkasının ayıplarını, kusurlarını anlatmak istediğinde, hemen kendi kusurlarını hatırla.” (Münâvî, age. 1/272)

İnsan, öncelikle kendi kusurlarını görmesi gerekirken, başkalarının ayıp ve kusurlarını görür. Hatta zaman zaman kendi büyük hatalarını örter, ama başkalarının küçük hatalarını hiç kaçırmaz. Dilimize atasözü olarak da geçen bir hadis-i şerifte; bizlerin bu hatasına dikkat çeken Peygamber Efendimiz (sas), “Sizden biriniz, kardeşinin gözündeki çöpü görür de, kendi gözündeki merteği unutur, (görmez).” (Münzirî, etTerğib ve’tTerhib 3/ 236) buyurarak, kendi kusur ve ayıplarımızı görmemiz gerektiğini belirtmiştir.

Ne yapmalıyız? Çözüm nedir? Biz başkalarının kusurlarını küçük, kendi kusurlarımızı ise büyük görelim. Kendi kusurlarımızdan ötürü nefsimizi ayıplamak, başkalarının kusurlarını araştırıp kötülemekten her zaman iyidir. Kendimizin kötülüklerini, dostlarımızın da iyiliklerini görmeye alışalım. Kendi kusurlarıyla meşgul olup, başkalarının kusurlarıyla meşgul olmaya vakit bulamayanlara bir müjde: “Kendi kusurlarıyla uğraşıp başkalarının kusurlarını kurcalamaktan kendisini alıkoyan kimseye müjdeler olsun.” (Münâvî, age. 4/281)

Bizde bulunan ayıp ve kusurlardan kurtulmanın ilk şartı; o kusurları görebilmektir. Dert bilinirse tedavisi kolaydır. Kusur bilinirse ondan kurtulmak kolay olur. Başkalarının noksan ve ayıplarını araştırmaktan kendi kusurlarını araştırmaya vakit bulamayanların ahiretteki durumları kötü olacaktır. Allah bize başkalarının değil, bizim hesabımızı soracaktır. Biz başkalarının değil, kendimizin hesabını vereceğiz. Başkalarında görüp de kızdığımız, beğenmediğimiz halleri kendimizde bulundurmayalım.

Başkalarının küçük kusurlarını, yanlışlarını görüp de kendi kusurlarımız görmemek bir çeşit zulüm, taşkınlık, şaşkınlık olduğunu unutmadan daima kendimizi sorgulayalım. Sohbet meclislerinizin Sohbet-i Canan’la bereketlenmesini, dostluklarınızın pekişmesini dilerim.

BİZE YAZIN

E-mail: haberisvec@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir