Önce güvenlik

Pazar günü sürpriz bir şekilde kapım çaldı. Hiç misafir beklemediğim için şaşırdım. Kapıyı açınca bir İsveçli bayan karşımda duruyordu. Hâlihazırda iktidar ortaklarından olan Sosyal Demokrat Parti adına evleri ziyaret ettiğini belirten bayan bana bir kâğıt uzatarak partiye üye olup olmamak istediğimi sordu.  Üye olmak istediğim takdirde formu doldurarak üzerinde yazılı adrese göndermemi istedi. O esnada hayli meşguliyetim olduğu için düşüneceğimi söyleyerek konuşmayı kısa kesme durumunda kaldım ve teşekkür ederek hemen isimin başına döndüm.

Bir sure sonra, isim bitince formu dikkatlice inceleme imkânım oldu. Elimdekinin aslında tam olarak bir üye formu olmadığını fark ettim. Formda Sosyal Demokrat Partinin kısa bir sure önce kongre yaptığı, kongrede güvenlik konusunun öne çıktığı belirtiliyor, yasadığım şehri güvenli bulup bulmadığım ve şehrin güvenliği hakkında ne düşündüğüm ve konu ile ilgili önerilerim olup olmadığı soruluyordu.

Doğrusunu söylemek gerekirse 7 yıldır yaşadığım bu ülkede ilk defa bir parti gönüllüsü kapımı çaldı ve bu şekilde bir kapı ziyareti yaşadım. Bu sıra dışı ziyaret bende ülke politikasının geleceğine güvenlik konusunun damgasını vuracağı seklinde bir kanaat oluşturdu.

Özellikle vahşi Stockholm terör saldırısının ardından toplumun ve dolayısı ile siyasi partilerin bu konuya özel olarak eğilmeye başladıklarını gözlüyorum. Toplum içinde birebir ilişkilerimde bu hassasiyeti bir göçmen kökenli olarak zaten hissediyordum,  bunun yani sıra, son gelişmeler ışığında önümüzdeki yıl yapılacak seçimlerde de bu güvenlik ve terör konusunun önemli olacağını öngörüyorum.  Öyle görünüyor ki hangi parti vahşi teröre karşı daha iyi koruyacağına dair vatandaşı ikna edebilirse oyları da o toplayacak gibi görünüyor. Bu anlamda göçmen karşıtı İsveç Demokratları Partisi avantajlı gibi görünse de diğer kitle partilerinin de bu konuda inisiyatif almaya başladıkları açıkça görülebiliyor.

Nitekim iktidar ve muhalefet partilerinin ülkenin terörizme karşı daha etkili bir şekilde korunması için anlaştığı belirtiliyor. Bu bağlamda pek yakında Parlamentoda terörizme karşı daha etkili tedbirlerin gündeme gelmesine kesin gözüyle bakılıyor. Öncelikle terör örgütleri için propaganda ve adam kazandırma gibi faaliyetlerin suç kapsamına sokulması, gizli servis Säpo, polis ve göçmenler idaresi (migrationsverket) gibi ilgili devlet kurumları arasında daha yakin işbirliğinin kurulması ve azılı terör şüphelilerine elektronik kelepçe gibi tekliflerin tartışılacağı belirtiliyor.

Dolayısıyla insan hayatına büyük önem verilen İsveç´te, son gelişmeler neticesinde önce güvenlik konseptinin öne çıkmaya başladığını söyleyebilirim. İyi haftalar diliyorum…

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir