Papa´nın İsveç ziyareti ne anlama geliyor?

Dünya Katolik Hıristiyanlarının ruhani lideri Papa Françesko, kısa bir süre önce Protestan Hıristiyanlığın en liberal yorumunu yaşayan İsveç’e ziyarette bulundu.

Ziyaret birkaç yönüyle ilginç. Çünkü Papa Françesko’nun resmi ziyaret amacı Protestan Kilisesi’nin kurucusu olarak tarihe geçen Martin Luther’i anma ve reform hareketinin yıldönümü törenlerine katılmaktı. Peki, Martin Luther  kimdir? Katolik Kilisesi’ne bağlı Alman bir keşiş iken, 1517 yılında dönemin Katolik Kilisesi’ne karşı yazdığı 95 maddelik reddiye ile reform hareketini başlatan kişi… Yani dönemin Katolik Kilisesi’ne baş kaldırmış, daha sonra Protestanlığı oluşturacak isyanı başlatarak Hıristiyanlığı daha da bölen bir papaz.

Dönemin Katolik Kilisesi, ayrılıkçı Protestanlarla mücadele etmek için özel olarak Cizvit tarikatını kurmuş ve kaderin cilvesine bakın ki Vatikan’ın Cizvit tarikatı kökenli ilk Papası olduğu belirtilen Papa Françesko, 500 yıllık ayrılıktan sonra Luther’i anma törenlerine katılıyor. Nitekim bazı muhafazakâr Katolik din adamları Katolik Kilisesi’ne ilk ciddi isyanın başlangıcı sayılan reform hareketinin yıl dönümü kutlanacak bir şey mi? şeklindeki sözlerle Papa’nın ziyaretine tepki gösterdiler.

Bütün bu eleştirilere rağmen Papa Françesko neden Luther’i anma etkinliğine katılmış olabilir? Bana kalırsa Papa Françesko, ziyareti Katolik Kilisesi’nin yaklaşık 50 yıldır Protestanlarla sürdürdüğü diyalogu bir adım daha ileri taşımak niyetiyle bunu yaptı. Hiç şüphesiz iki kilise arasındaki ihtilaflar aynen devam ediyor ancak Katolik Kilisesi’nin eninde sonunda asi çocuk olarak gördükleri Protestanların yuvaya döneceğini ümit ettiğini düşünüyorum.

Diğer taraftan iki tarafın da geçmişin gelecek üzerinde egemen olmasını istememesi gerçeğini unutmamak lazım. ‘Geçmişte olan oldu, şimdi geleceğe bakalım!’ diye düşünülüyor. Papa Françesko, yaptığı konuşmada, “Geçmişte yaptığımız hataları sevgi ve dürüstlükle bakmalıyız. Hatalarımızı bilmeli ve bağışlama dilemeliyiz. Çünkü sadece Tanrı’mız yargılayandır” demiş. Papa’nın geçen yaz ise ‘Martin Luther iyi niyetli bir reformcuydu. Çünkü zamanın Katolik Kilisesi paraya ve güce bağlanmıştı, yolsuzluğa bulaşmıştı ve dünyevileşmişti.’ dediği de medyada yer aldı.

Kanaatimce Papa Françesko, her şeye rağmen İsveç’i ziyaret ederek Hıristiyanlığın iki ayrı kolu arasındaki diyalog adına önemli bir adım daha attı. Geçmişte Katolik Kilisesi’nin yaptığı hatalar nedeniyle özür ve af dilemesi ise iki kilise arasındaki diyalogun geleceği adına son derece olumlu. Geçmişin hatalarından ders almakla birlikte, geçmişin hatalarına takılmayıp geçmişin geleceği karartmamasını sağlamak da son derece yerinde kararlar diye düşünüyorum.

İyi haftalar diliyorum…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir