Sanal dünyanın takip kaygısı ‘fomo’ gençleri esir aldı

Akıllı telefon ve internet kullanımının yaygınlaşmasıyla 7’den 70’e herkesi etkisi altına alan sosyal medya kullanımı, yeni psikolojik hastalıkları da beraberinde getirdi.

Sosyal paylaşım sitelerinde sürekli güncelleme yaparak başkalarının ne yaptığından haberdar olma arzusu oluşturan fomo, önlem alınmadığında birçok kişiyi depresyona sürüklüyor.

Like, takipçi, aplikasyon… Herkes için tanıdık kavramlar. Hızla gelişen teknoloji çağı sosyal paylaşım ağlarını hayatımızın vazgeçilmezlerinden biri haline getirdi. İstediğimiz her an eğlenme, bilgi alma, iletişim kurma lüksüne her zamankinden da çok sahibiz. Liv Hospital klinik psikoloğu Ceren Aydın “Hayatımızı organize etmek ya da nerede ve kiminle olduğumuzdan, ne yaptığımızdan, hatta yediğimiz-içtiğimizden haberdar etmek için küçücük bir akıllı telefon bize yetiyor. İnternet kullanımının bir araç olmaktan çıkıp amaç niteliğine gelmesi kişiler arası ilişkilerde bozulma, yalnızlık, yetersizlik ve hatta depresyon gibi ciddi sorunlara da yol açabiliyor. Bu sorunlardan biri de son zamanlarda vurgulanan başkalarının ne yaptığından sürekli haberdar olma kaygısı durumu fomodur.” diyor.

SOSYAL MEDYADA PAYLAŞMAK İÇİN İSTEMEDİĞİ ETKİNLİĞE KATILAN VAR

En basit haliyle bir kaygı durumu olarak tanımlanan fomo, sosyal paylaşım sitelerinde sürekli güncelleme yaparak başkalarının ne yaptığından haberdar olma arzusu ve bu arzu doyurulmadığında ortaya çıkan huzursuzluk hissi. Fomonun temelinde ‘Acaba şu an başkaları benim yaptığımdan daha ödüllendirici bir şeyler mi yapıyor, onların ne yaptığını kaçırıyor muyum?’ kaygısının yer aldığını aktaran Ceren Aydın, “Başka bir deyişle kişiler yaptıkları seçimlerin ve içinde bulundukları durumların/aktivitelerin diğer insanlarınki kadar cazip olmamasından endişe ediyor. Yine bu sendromu yaşayanlar istemedikleri halde geri kalmamak adına yapılan davetlere hayır diyemiyor ve çok kez istemedikleri, keyif almadıkları etkinliklere katılıyor.” ifadelerini kullanıyor.

FOMO, DEPRESYONLA SONUÇLANABİLİYOR

Yapılan çalışmalar, sosyal medya kullanıcısı genç yetişkinlerde fomo görülme sıklığının yüzde 75’e kadar çıkabildiğini gösteriyor. Sevgi, saygı ve kabul ihtiyacı yüksek, dürtü kontrolü zayıf bireylerde yatkınlığın daha fazla olduğunu söyleyen uzman, şu bilgilere dikkat çekiyor: “Her şeyin aşırısında olduğu gibi sosyal medya ile uğraşının da aşırısı hayatımızı pek çok yönden olumsuz etkiliyor. Özellikle kaygı, yetersizlik hissi, algılama süreçlerinde bozulma, zihinsel yorgunluk, zaman kaybı, hayat doyumunda düşme, sosyal ilişkilerde bozulma ve ilerleyen süreçlerde depresyon gibi olumsuz duygu ve durumlarla sonuçlanabiliyor.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir