Stockholm’de ödül alan Can Dündar, “ülkemiz ödüllendirildi”

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül, İsveçli gazetecileri bünyesinde toplayan İsveç Yayıncılar Birliği tarafından ‘Düşünce Özgürlüğü Ödülü’ne layık görüldü.

Dün akşam Stockholm Kültür Evi’nde seçkin bir topluluğun katılımı ile düzenlenen törende İsveç Yayıncılar Birliği Başkanı Björn Häger’in elinden ödülünü alan Can Dündar, ödülün Türkiye’ye verildiğini söyledi.

Türk hükümetini eleştirdiği için ödüle layık görüldüğü yönündeki soruya Dündar, “Türkiye Erdoğan’dan ibaret değil. Ülke aynı zamanda demokrasi için mücadele edenlerin de ülkesi. Bizim ülkemiz. Onun için ben ülkemizin, bu mücadelenin ödüllendirildiğini düşünüyorum. Ama Erdoğan’a bir ceza niteliğinde olduğunu düşünüyorum. Yani dünyanın her yerinde baskıcı iktidarlar uluslararası kamuoyundan eleştiri alırlar; onlara karşı direnenler de ödüllendirilirler. Bunu o çerçevede değerlendiriyorum” dedi.

İsveç Yayıcılar Birliği, her yıl Basın Özgürlüğü günü 3 Mayıs’ta, katledilen Rus gazeteci Anna Politkoskaya adına Düşünce Özgürlüğü Ödülü veriyor. Yayıncılar Birliği bu sene ifade özgürlüğünün büyük baskı altında olduğu bir dönemde onurlu, cesur ve bağımsız gazeteciliği temsil ettikleri için Can Dündar ve Erdem Gül’e vermeyi kararlaştırmıştı.

DSC_0311

“TÜRKİYE GAZETECİLER İÇİN HİÇ BİR ZAMAN BU KADAR CEHENNEM OLMAMIŞTI”

 Program çerçevesinde düzenlenen panelde konuşan Dündar, kendisini ve Erdem Gül’ü hapse götüren süreci anlattıktan sonra, “Türkiye gazeteciler için hiç bir zaman cennet olmadı, ancak hiç bir zaman da bu kadar cehennem olmamıştı” dedi.

Askeri ihtilaller döneminde de gazetecilik yaptığını ifade eden Dündar, “o dönemler de zor zamanlardı. Fakat bu dönem çok uzun sürdü. Erdoğan özgür medyayı durdurmak için çok farklı metotlar kullanıyor. Sansür, gazetecileri işten attırmak, korkutmak ve son olarak da emirle kendisine yakın iş adamlarına medya araçları aldırdı. Gazeteler, TV’ler, dergiler, radyolar vs. Şuan Türkiye’de belki de Avrupa’da en büyük medya gücüne sahip. Türkiye’de medyanın yüzde 60’ını kontrol ediyor. Gündemi manipüle ediyor. Biz bu durumda hem onunla hem de ‘cumhurbaşkanının medyası’ ile mücadele ediyoruz. ” diye konuştu.

“HALA HAPİSTE OLAN 33 GAZETECİYE DESTEK VERİN”

Yargılama ve hapis sürecinde Avrupa medyasının kendilerine büyük destek verdiğini kaydeden Dündar, “Bu uluslararası dayanışma çok önemliydi. Çünkü ondan dolayı bugün özgür bir insanım. Bu dayanışma için size teşekkür ediyorum. Lütfen Türk hapishanelerinde olan gazetecilere desteğinizi sürdürmeye devam edin. Hala hapiste 33 gazeteci var. Onlar bizim kadar ünlü değil. Onların korunmaya ihtiyacı var. Çok kırılgan durumda olan bir çok özgürlük savaşçısı var. Onların da sizlerin yardımlarına ve desteklerine ihtiyaçları var. Lütfen basın özgürlüğüne desteğinizi sürdürün” dedi.

DSC_0319

10 GÜN ÖNCE “SUSTURUCU” SİLAHLARDAN TESADÜFEN KURTULMUŞ BİR GAZETECİ OLARAK…

Panelin sonunda Dündar, önceden hazırladığı bir metni kürsüye çıkarak okudu. Yöneticiliğini yaptığı gazetesinin son 40 yılda 6 yazarını siyasi suikastlar sonucu yitirdiğini kaydeden Dündar konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bizi Stockholm’e, bu ödüle getiren yol, onların, Anna Politkovskaja’nın ve uygarlık tarihinde ifade özgür olsun diye ağır bedeller ödemiş tüm düşünür ve yazarların açtığı yoldur. Onlara sıkılan “susturucu” silahlardan birinden 10 gün önce tesadüfen kurtulmuş bir gazeteci ve yazar olarak, o yola, onların anısına sadık kalmaya, gerçeği halka sunma mücadelemizden asla taviz vermemeye, sonuna kalemin onurunu savunmaya huzurunuzda söz veriyorum. Bu ödül, hem bize sıkılan kurşunlara verilmiş güçlü bir cevap, hem düşünce özgürlüğü mücadelemize verilmiş çok güçlü bir destektir. Bu desteğiniz için içtenlikle teşekkür ediyorum. Layık olmaya çalışacağız.”

Dündar panelin sonunda Stockholm’de yerleşik Türk gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Ödüle layık görüldüğünden dolayı çok mutlu olduğunu dile getiren Dündar, “katledilmiş bir gazeteci adına konmuş bir ödülü bu kadar tehditlerle yüz yüze bir gazetenin yönetmeni olarak almak, hem anlamlı hem çok önemli. Bütün bu saldırılara, baskılara bir cevap niteliğinde olduğunu düşünüyorum” dedi.

ÜLKEDEN KAÇTI İDDİALARINA, “BUNDAN ÇOK HAZ ALACAKLARINI BİLİYORUM, AMA ONLARA BU HAZZI YAŞATMAYACAĞIZ.”

Medyada Türkiye’den kaçtınız haberleri yer aldı. Burada kalma gibi bir niyetiniz var mı? sorusuna Dündar, “valla kaçacak olsak zaten davadan önce çok şansımız vardı. Mahkûm olacağımızı neredeyse herkesin söylediği bir ortamda bunu bilerek ve bütün o tehditlere rağmen ülkeye döndük. Şimdi hele bu kadar bir davadan bence zaferle çıktıktan sonra kaçmamız söz konusu değil. Bunu çok isteyeceklerini biliyorum. Bundan çok haz alacaklarını biliyorum. Onlara bu hazzı yaşatmayacağız. Sonuna kadar orada mücadeleye devam edeceğiz. Yarın (dün) dönüyoruz” şeklinde cevap verdi.

6-7 kadar İsveç gazetesinin kendisi ile görüştüğünü söyleyen Dündar, hepsinin Türkiye’de yaşanan gelişmelerden kaygı duyduğunu anlattı. Dündar, “hepsi Türkiye’nin geleceğinin ne olacağını soruyorlar. Biz de hem sorunları anlatıyoruz. Hem de umut vermeye gayret ediyoruz” dedi.

DSC_0351

İSVEÇ DIŞİŞLERİ BAKANI WALLSTRÖM DE PANELE KATILDI

Dündar ve Gül ile yapılan panelden sonra, İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström, İsveç PEN Başkanı Ola Larsmo, Sınır Tanımayan Gazeteciler İsveç Şubesi Başkanı Jonathan Lundqvist ile Gazeteci Yavuz Baydar’ın konuşmacı olarak katıldıkları “Avrupa’da ifade özgürlüğüne tehdit” konulu bir panel daha gerçekleşti.

Burada konuşan Dışişleri Bakanı Wallström, İsveç’in her zaman demokrasi, basın, ifade özgürlüğü ve insan haklarından yana tutum aldığını ve bunu her platformda dile getirdiğini söyledi. Türkiye’de basına yönelik gelişmeleri de yakından takip ettiğini ifade eden Wallström, Türkiye ile olan görüşmelerde bunu dile getirdiğini de kaydetti.

DÜNDAR, İSVEÇ DIŞİŞLERİ BAKANI’NA, “SESSİZ KALIRSANIZ DUYACAĞINIZ SES KALMAZ”

Wallström’un konuşmasından sonra söz alan Dündar, “hapis yatmış bir gazeteci olarak şunu rahatlıkla söyleyebilir ki, sessiz diplomasi bizim işimize yaramıyor, biz yüksek sesle duymak istiyoruz artık. Ne yazık ki Erdoğan bu sessizliği kendisine bir destek olarak yorumluyor ve kendi kamuoyuna öyle sunuyor. Lütfen daha fazla sessiz kalmayın çünkü yakında bu gidişle hiç duyacağınız bir ses kalmayacak” dedi.

DSC_0346

WALLSTRÖM, “TÜRKİYE’DE GAZETECİLİK EN TEHLİKELİ İŞLERDEN BİRİ HALİNE GELDİ”

Ayaküstü Dündar’la konuşan Dışişleri Bakanı Wallström, Türkiye’de gazeteciliğin en tehlikeli işlerden biri haline geldiğini belirterek, Dündar’a “buna rağmen mücadelenize devam edin. Gazetecilerin görevlerini sürdürmeleri için Avrupa Birliği ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı ile her türlü katkıyı sağlamaya çalışacağız.” dedi

Dündar da zorlu mücadelelerine devam edeceklerini belirterek, “dayanışma ve destekleri için Bakan’a teşekkür etti.

DSC_0279 DSC_0331 DSC_0386

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir