Stockholm’deki Türkler ve Kürtler, bravo size..

Güzel bir sınav verdiniz…

Örnek oldunuz, alkışlandınız.

Sizi birbirinize düşürenlere inat; yekvücut oldunuz, birbirlerinize mekânlarımızı açtığınız gibi yüreklerinizi de açtınız.

Hainlerin heveslerini kursaklarında bıraktınız. Bu dayanışmanız ile onlara balyoz gibi indiniz.

Bütün takdirleri hak ettiniz, bravo size…

Bugün dünyanın büyük bir kısmında kargaşalar, savaşlar, katliamlar ve terör olayları yaşanıyor. Her gün yüzlerce insan katlediliyor; binlercesi yurtlarını, yuvalarını terk etmek zorunda kalıyor. Sığınacak bir liman, huzur ve güven içerisinde yaşayacak bir mekan arıyor.

İsveç, dünyada tercih edilen bu huzur limanlarının başında geliyor. Buraya gelebilmek için her yıl binlerce can, sulara gömülüyor.

Günlerce, bazen aylarca süren yollarda ne trajediler yaşanıyor…

Maalesef kötüler hiç boş durmuyor. Bu huzur limanına sığınanların da huzurunu bozmak için son dönemlerde çeşitli girişimlerde bulundular.

Önce Bredäng Türk Derneği; akabinde Anadolu Kürt derneğine saldırdılar.

Daha sonra ise bir protesto yürüyüşü esnasında bir vatandaşa yönelik silahlı saldırı gerçekleştirdiler. Ve en son olarak da Fittja’daki Türk Kültür Derneği’ne tahrip gücü yüksek ses bombası attılar.

Tahrik üstüne tahrik…

Neyse ki siz bu oyunu bozdunuz.

Fittja’daki Türk Kültür Derneği Başkanı İsmail Zengin, olay sonrası İsveç medyasına konuşurken oradaydım. Daha sonra da bize açıklamalarda bulundu. Olayı bir Kürt-Türk çatışması olarak göstermeye çalışanlara güzel bir cevap veriyordu: “70’li yıllardan bu yana İsveç’teki Kürtlerle kardeş kardeş geçiniyoruz.”

Kardeş kardeş…

Türkiye’mizde ise binlerce yıldır sırt sırta, omuz omuza yaşıyoruz; aynı mahallenin, aynı kentin havasını soluyoruz. Mutluluklarımızda ve acılarımızda ortağız. Kız alıp veriyoruz. Dünyada bu kadar iç içe yaşayan başka milletler varsa da ben bilmiyorum. Dolayısıyla Kürt Türk ayrımcılığı yapmak, bu toplumu etnik olarak bölmeye yeltenmek en basit manasıyla vampirleşmektir.

Bu kadar iç içe girmiş iki toplum, bir birinin düşmanı olamaz. Düşman arıyorsanız, bir büyüğün işaret ettiği gibi bizde bolca olan “cahillik, fakirlik ve ayrımcılık” size yeter. Marifetinizle, ittifakınızla bunlarla savaşın…

Ki, milliyetçilik hastalığı bizi esir alıp ortaklığımızın kimyasını bozmasın.

Ki, iyi niyet ve merhamet kazansın.

Ki, dünyada huzur limanları çoğalsın…

Fittja’daki Türk Kültür Derneği’ne yaklaşık 50 metre mesafede olan Anadolu Kürt Derneği’nin Başkanı Haydar Bayraktar da sergilediği incelikle büyük takdir topladı. Saldırıların toplumun huzurunu bozmayı hedeflediğini söyleyerek, Türk komşularının merkezleri eski haline gelene kadar, kendi merkezlerini kullanabileceklerini ifade etmesi alkışlanacak bir incelikti. Ve aynı zamanda olayın faillerine de güçlü bir mesajdı.

Şiddetin, kavganın kimseye faydası yok.

Türkiye’deki sorunları buraya taşımak, oradaki sorunları çözmeyeceği gibi buradaki sorunları çoğaltacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir