Yaşlıların kâbusu, romatizma, kalp, şeker değil; Depresyon

Yaşlılıkta en sık görülen ruhsal hastalıklardan biri depresyon. Dünya genelinde yüzde 25 olan 65 yaş üzeri depresyon oranı Türkiye’de yüzde 15 ile 20 arasında değişiyor. Aileler yaşlıların psikolojik destek görmesini lüzumsuz buluyor. Bunun nedeni ebeveynlerin ilgi çekmek için ya da inatlarından böyle davrandığını düşünmeleri. Psikiyatristlere göre ‘bu korkunç bir algı.’

Türkiye’de yeterince ciddiye alınmayan yaşlılıkta depresyonun ana sebepleri yalnızlık ve hastalıklar. Kırsal kesimde saygı kaynağı olan yaşlılık, büyükşehirlerde yüke dönüşüyor. Küçülen çekirdek aile yapısı, maddi sorunlar, kadınların çalışma hayatına girmesi bu yükü artıran nedenlerden. Eş ölümlerinden sonra depresyon daha fazla görülüyor. Çocuklar, eşin boşluğunu kapatamıyorsa yaşlılarda ‘ele ayağa düşme’ sendromu oluşuyor. Bu durum bilinçaltında ölmeyi istemeye kadar gidebiliyor. Uzmanlar bu hali, fiili olmayan intihar olarak tanımlıyor. Öyle ki bu istek sonucu ‘Kalbim dursa da ölsem’ diyen yaşlı beden, ağır bir kalp hastalığına dönüşebiliyor.

Eşin ölümünün ardından yas tutmak normal. Ancak bu üzüntü uzun sürer ya da yakının ölümünden doğan suçluluk duygusu, kişinin kendi ölümünü düşünmesi ve kendini değersiz hissetmesi gibi sonuçlar verirse depresyona dönüşebiliyor. Yas sürecinin ardından iş görememe korkusu, uyku bozukluğu ve kilo kaybı gibi durumlar depresyon habercisi olabilir.

Türkiye’de depresyonun derinleşmemesinin en büyük sebebi ise yaşlıların inançlı olması. İnanç, yaşlıların bu noktada düştüğü bunalıma karşı bir koruyucu. İslâm’ın ‘intihar ederseniz cenazeniz bile yıkanmaz’ hükmü bir nevi kalkan görevi görüyor.

Depresyon nelerden kaynaklanır?

Erken yaşanan eş kayıpları,

Hastalık ve güçten düşme, emeklilik,

Çocukların evden uzaklaşması ve aile bağlarında zayıflama,

Enerjinin azalması, sosyal çevrenin daralması,

Ölümün yaklaşması, anıların sık sık hatırlanması,

Üretkenliğin azalması, maddi endişelerin ortaya çıkması.

Depresyon nasıl anlaşılır?

Devamlı üzüntülü, kederli ve moralsiz olma hali

Hevessizlik ve aşırı isteksizlik

Eskiden zevk aldığı işlere ilgi duymama

Düşüncelerde yavaşlama ve kararsızlıkların artması

Maddi ve sağlık sorunlarında aşırı endişeler

Sık ağlama ve aşırı duygulanmalar

Kendini ümitsiz ve çaresiz hissetmeler

Gelecek beklentisinin kaybolması

Kilo değişiklikleri

Yerinde duramama ve huzursuzluk, uyku bozukluğu

Tıbbi tedavilere uymama ve ölme isteği

Depresyona karşı alınacak tedbirler nelerdir?

Evdeki ilaçları ve silahları yok etmek,

Kendine zarar verebileceği şekilde onu yalnız bırakmamak,

Doktorları ve psikiyatristi ile yakın işbirliği içinde olmak

Gerekirse hastanede yatarak destek vermek.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir