“Yeni İsveçliler” ve Paskalya Bayramı

Yıllar önce Filipinler’in başkenti Manila’da tüylerim ürpererek izlemiştim.

Binlerce insanın toplandığı bir meydanda onlarca kişi, Hıristiyan inanışına göre Hz. İsa’nın çarmıha gerilişini canlandırdıkları ritüelde, el ve ayaklarına 13-15 santimlik çiviler çakılarak çarmıha gerilmişti. Hz. İsa’nın çilesine ortak olma inancıyla, vücutlarına eziyet eden bu insanlar, orada ilk defa duyduğum Paskalya Bayramı’na (Påsk) hazırlanıyorlardı. Sıkıntılarla geçen iki günlük yasın ardından, çeşitli etkinliklerle kutlanılan Hıristiyanların en önemli dini bayramıydı bu.

İsveçliler de bu bayramı kutluyor. Ama burada Manila’dakine benzer görüntülere rastlanmıyor. Paskalya çöreği, içinde şekerleme olan tavşan ve yumurta çikolatalar yenerek kutlanılan bu bayramın dini içeriği, İsveç’te gün geçtikçe anlamını yitiriyor gibi…

Sahi, Hıristiyan dünyasının bazı farklılıklarla kutladığı bu Påsk da nedir?

Yıllardır bu ülkede yaşayan bir grup ‘yeni İsveçli’ye; her yıl birkaç gün resmi tatil yaptığı, sokakta süslemelerini müşahede ettiği, komşularından belki defalarca duyduğu ‘Påsk’u sordum. Aldığım cevaplar, yaşadığımız toplumun dini ve kültürel değerlerine ve hatta çevremizde cereyan eden ülke meselelerine karşı ne kadar yüzeysel ve duyarsız olduğumuzu bir kez daha ortaya koydu.

İsveç Devlet Televizyonu SVT’de Cumartesi günleri ‘Smartare än en femteklassare?’ (Bir beşinci sınıf öğrencisinden daha mı zekisiniz?) adlı bir yarışma programı yayınlanıyor. Lasse Kronér’in sunduğu programda bir yetişkine, ilkokul müfredatından sorular soruluyor. Stüdyoda hazır bulunan beşinci sınıf öğrencilerinden birinin de yardımıyla yetişkin yarışmacı, sorulara doğru cevaplar vererek, çeyrek milyon İsveç kronu kazanmayı amaçlıyor. Geçtiğimiz Cumartesi, bu programda bir soru soruldu. Soru şu: Bir İslami tabir olan ‘Helal’in karşıtı nedir? İlkokul beşinci sınıf müfredatında olan bir bilgi bu. Sorunun cevabı ‘Haram’ı beşinci sınıf öğrencisi hiç düşünmeden söyleyiverdi.

Oldukça kozmopolit bir hal alan İsveç toplumunda, dominant kültür ile sonradan göçenlerin barış ve huzur içerisinde, ortak geleceklerini hazırlamalarının en önemli sacayağı, bir birlerinin değerlerini bilmek, anlamak ve bunların yaşatılmasını sağlamaktır. Henüz arzu edilen düzeyde olmasa da yeni nesil bu konuda ümit veriyor.

Şimdi gelelim asıl konumuza. Kapı komşularımız için bu çok önemli olan Påsk Bayramı’nın anlamı nedir? Neden ve nasıl kutlanır?

Hz. İsa’nın tutuklanmasından sonra sorgulanması, çarmıha gerilişi, mezara konuşu, mezardan kıyam ederek dirilişi, öğrencilerine görünüşü ve semaya çıkışı mevzularında Hıristiyan kaynaklarında yüzlerce farklı ve çelişkili bilgi mevcut. Bu konu üniversite yıllarımda aldığım İncil derslerinin en tartışmalı geçen konularindan biriydi. Bu detaya girmeyeceğim ancak çoğunlukla kabul gören bir rivayete göre, yaptığı dini hizmetlerden rahatsız olan Roma valisi, Hz. İsa’yı devrin Roma infaz sistemi olan Çarmıha gerilmeye mahkûm etti ve hükmü infaz etti. Cesedi mezara konduktan üç gün sonra, Allah’ın gücüyle dirildi, öğrencilerine diri olarak göründü ve akabinde semaya yükseldi.

Paskalya işte bu olayları sembolize ediyor. Paskalya günü, ilkbahar- güz dönümünün yaşandığı 21 Mart’ta dolunayın görünmesinden sonraki ilk pazar günüdür. O Pazar günü dündü.

Yaygın olarak kiliselerde düzenlenen ayinlerin dışında, kutlandığı ülkeye göre değişik gelenekler bulunuyor. Genel olarak Hz. İsa’nın çarmıha gerildiğine inanılan ‘Kutsal Cuma’da, kırmızı et yememe, eğlenmeme, alkol almama orucu tutuluyor. Cumartesi gecesine kadar yas tutuluyor ve Cumartesiyi Pazara bağlayan gece ayininde saat 12’de yaktıkları mumlarla, ‘Hz. İsa’nın dirilerek yeniden göğe yükselişi’ kutlanıyor. Pazar günü öğle saatlerinde kurulan aile sofralarına ise Cuma gününün aksine şenlik ve eğlence hakim oluyor.

Stockholm Üniversitesi öğretim üyesi Etnolog Jonas Engman’ın anlattığına göre, İsveç’te 1960’lara kadar Kutsal Cuma gününde restoran, sinema ve tiyatroların açılması kanunen yasakmış. Filipinler ve bazı Güney Amerika ülkelerinde ise Hz. İsa’nın acılarına ortak olma düşüncesiyle kendi bedenlerine eziyet ettikleri kanlı ayinler yapılıyor.

pask2

İsveç’te Paskalya geleneği

İsveç’te ise Paskalya yaklaştığında evler paskalyayı ve baharı simgeleyen motif ve renklerle süslenir. Yaprağa duran ince dallar renkli tüylerle süslenerek eve konur. İçi boşaltılmış yumurtalar renk renk boyanarak evin çeşitli yerlerine asılır. Paskalyadan önceki Perşembe günü (Skärtorsdag) küçük kızlar cadı kıyafetine bürünüp komşuları dolaşır, para ve şeker toplarlar. İsveç folklorunda cadılarla ilgili eski bir inancın izlerini taşıyan bir töredir bu. İçi şeker dolu bu yumurta kutularını saklayıp çocuklara aratmak ise günümüzün adetlerinden biri olmuş. Saklanan bu yumurtaları bir tavşanın (Påskhare) getirdiği hikâyesinin 1900’lerin başında Alman göçmenler ile birlikte İsveç folkloruna girdiği söylenir.

Semboller: Oruç, yumurta ve tavşan

Oruç: Paskalya döneminde, 40 gün boyunca hayvansal gıdaları yememek kaydı ile tutulan oruçtur ancak bu oruç, Protestanlığın Katolik kiliseden kopmasıyla birlikte birçok ülkede kaybolmuş. Paskalya öncesinde iki gün oruç tutmak ise dindar Hıristiyanlar arasında hala yaygın bir uygulamadır.

Yumurta: Yumurta yeniden dirilişin en ünlü sembolüdür. Paskalya orucu esnasında yumurta, et ve süt ürünleri yasaklanmıştır. Yumurtlayan tavukların yumurtalarının bozulmalarının engellenmesi için yumurtalar pişirilir ve kırmızıya boyanır. Oruç zamanında pişirilen bu yumurtalar Paskalya bitiminde kullanılır, neden renkli boyandığı ile ilgili kesin bir bilgi yok. Ortodoks dünyasında daha çok Hz İsa’nın kanının ifadesi olarak kırmızıya boyanıyor. Ancak birçok kültürde, uzun kıştan sonra nevruzun ifadesi olarak yeşile boyandığı da oluyor.

Tavşan: Hıristiyan halk folklorunda Paskalya günü iyi çocuklara renkli yumurtaları getiren tavşandır. Bu tavşan bir bereket ve doğurganlığın sembolü olarak da algılanır.

Bu vesile ile tüm Hıristiyan dostlarımızın Paskalya bayramlarını kutluyorum.

NOT: Paskalya Bayramı vesilesiyle daha önce yayınlanmış bu yazıyı bir kez daha paylaşıyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir