Zalimin anatomisi…

Zalim deyince tüylerimiz ürperir..

Hemen içimizde gayrı ihtiyari olarak bir tepki oluşur, zalime ve zulme karşı.

Kalbi bozulmamış her insan Allah’ın (cc) insanın içine yerleştirdiği fıtratı gereği zalimi ve zulmü reddeder.

Ancak zulüm nedir, zalim kimdir, bilebilmek için çok dikkatli olmalıyız. Zira tarihte hiçbir zalim kendini zalim olarak görmemiş, tam tersi adaleti temsil ettiğini iddia etmiştir.

Zalim; acımasız ve haksız davranan, kıyıcı, zulmeden insan demektir.

İnsanı zalim yapan şey; yüce Allah’ın (cc) koyduğu sınırları çiğnemek, O’nun insana verdiği hakka saygısızlık etmek, ve onu elinden almaya çalışmaktır.

Ancak zalimin tek suçu mazlumun hakkına tecavüz etmek değil, mazlumun sahibi olan yüce Allah’ı (cc) onun sahibi olarak tanımamak, dolaysıyla Allaha karşı saygısızlık yapmaktır.

Zira Allah’ı (cc) Allah olarak kabul eden, varlığın sahibinin Allah olduğunu bilen insan, kalbi bozulmadıkça zalim olamaz.

Günahlarla kirlenerek bozulan kalp, Allah karşısındaki konumunu kaybettiği için gerçeği göremez. O artık “Kör, sağır ve dilsiz”dir.

Aslında o, bozguncunun ve zalimin ta kendisiyken ıslahçı ve masum olduğunu iddia eder.

Masum olduğunu zanneden zalim, masumları suçlu, bozgunculuğu da islahçılık olarak göreceğinden zulmü arttıkça artar. Artar da, dönülmez bir noktaya doğru gider.

İşte bu nokta zalim için dönüşün olmadığı bir noktadır.

Artık o merhamete layık olmadığı için İlahi rahmetten de kovulmuştur.

Allah tarafından hesabı kesilmiş mühürü vurulmuştur. O yüzden bir daha geri dönemez..

Böylece hesabı ahirete kalmıştır, onu dünya suları da temizleyemez.

Allah ona mühlet üstüne mühlet verir, bir de derdest ederse bir daha da doğrulamaz.

Yapıp ettiği fena şeyler yüzünden bir kısım hesabı dünyada görülür de diğer zalimler gibi ahir ömrü berbad olur.

Dünyada sonu büyük bir rüsvaylık olduğu gibi ahirette de azaptır.

Sonuç olarak; Zalim bozulan kalbi yüzünden mazlumun sahibini hesaba katamayarak en büyük zulmü kendisine yapar.

Tarih boyunca her zalimin yandaşları ve onun peşinden bilmeden giden masumlar olmuştur.

Bilemeyerek zalime taraftar olmamak ve zulmü alkışlamamak için Allaha (cc) sığınmak ve her duyduğuna inanmamak gerekir.

Hele de “Her duyduğunu söylemek insana günah olarak yeter.” Yüce ikazına çok dikkat etmek gerekir..

Yoksa zalime meyledilir de ateş meyledene de dokunur..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir